Kurultay yerine Ermenilerle bu kadar uğraşsaydınız...

Aydın TAŞ

[email protected]

Yüce Türk milletine!..

Azerbaycan'daki Aliyev iktidarının şikayetiyle önce Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü (BYEGM) tarafından Ebülfez Elçibey'in kurduğu Azadlıq gazetesinin Türkiye temsilcisi olarak sahip olduğum basın kartım iptal edilmiş ve gazetemizin mesleki temsil yeteneği kısıtlanmıştır.

Ancak bu da yeterli gelmemiş, Genel Yayın Yönetmenliğini yaptığım Kurultay gazetesinin internet sayfası www.kurultay.com.tr Bilişim Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından idari tedbir konularak erişime engellenmiştir.

Bu şikayetin bir haberimize karşı duyulan aşırı rahatsızlığın olduğunu öğrendik. Söz konusu haber, İlham Aliyev'in 18 Ekim Azerbaycan Bağımsızlık günü için yaptığı konuşmada; 1992-1993 yıllarını kötüleyen, ihanetle itham eden ve adını vermeden rahmetli büyük lider Ebülfez Elçibey'i adeta vatan haini gibi niteleyen sözlerinin yer aldığı haberdir. Bu haberi "O dönem sen neredeydin?" başlığıyla vermemiz oldukça rahatsızlık yaratmış ve yoğun şikayete neden olmuştur. Azerbaycan'ın iç işlerine müdahale gibi algılanmış, deyim yerindeyse "bir kaşık suda fırtına koparılmıştır".

Öyle ki, bunun üzerine Azerbaycan Devlet Başkanı yardımcısı Ali Hasanov Ankara'ya gelerek, bizzat girişimlerde bulunmuştur. Basın kartımın, O'nun BYEGM'deki ziyaretinden sadece bir saat sonra SMS ile aynen şu absürd ifadeyle "Milli güvenlik politikasına uygun olarak nedeniyle" iptal edildiği tarafıma bildirilmiştir. Bu basın özgürlüğüne müdahale olduğu gibi, Türkiye Cumhuriyeti'nin iç işlerine de müdahaledir. Vatandaş olarak, hakkımın savunulmasını veya en azından bilgime başvurularak değerlendirilme yapılmasını beklerdim. Fakat Azerbaycan'daki iktidar sahipleri, güçlerini; kendi devletimde adeta şahsıma karşı kullanmaktadırlar.

Ben bir Türk milliyetçisiyim ve gazeteciyim. Meslek hayatım boyunca ve çalıştığım bütün kuruluşlarda milletime hep doğruları aktarmaya çalıştım. Türkiye Cumhuriyeti devletinin aleyhinde tek bir faaliyetim söz konusu bile olmamıştır ve olamaz. Ancak Kurultay gazetesinde verdiğimiz ezber bozan haberlerden rahatsız olanlar, şahsımı ve gazetemizi sürekli kötü odaklarla ilişkilendirerek karalama ve iftira kampanyasında bulunmaktadırlar. Alman ajanlığı ile başlayan gerçek dışı iddialar, 15 Temmuz sürecinde FETÖ mensupluğu ile Azerbaycan'da darbe planlayıcılığına ve bunlar da tutmayınca son olarak Ermeni diasporasının hizmetkarlığına ve onlar tarafından finanse edilmeme kadar varmıştır.

İddialarında bile tutarlılık sergilemeyenlerin, her halde bir sonraki iddiası PKK'lı olduğumu öne sürmek olacaktır!

Azerbaycan'ın resmi haber ajansı APA'nın abonelerine servis ettiği haber her şeyi ortaya koymaktadır. Haberlerinde şahsımı ve Kurultay gazetesini, "Ermenistan diasporasının yönettiği, Azerbaycan aleyhinde işleyen şebeke" olarak gösterilirken, güya Türkiye ve Azerbaycan arasındaki dostluğu bozmaya çalıştığımızı (Ne dostluğu, biz kardeşiz, kardeş!), Azerbaycan aleyhinde maksatlı ve garezli haberler yaptığımız ileri sürülmüştür. Ayrıntılarda ise Ali Hasanov'un Aydın Taş'ın, yani benim basın kartının iptali ve Kurultay gazetesinin engellenmesi girişimlerinde bulunduğu da açıkca ifade edilmiştir. 

Azerbaycan iktidarı, dış siyasette şayet benimle mücadele ettiği kadar Ermeniler ile mücadele etmiş olsaydı, Karabağ işgalden çoktan kurtulmuş olurdu. Ancak onlar Aydın Taş'ın basın kartını iptal ettirerek, diplomatik büyük bir zafer kazandılar!

Çünkü, işin özünde, Azerbaycan iktidarının Türkiye'de kendince yaratmış olduğu sansürün veya Büyükelçiliğin bazı medya organları üzerinde kurduğu baskının delinmesi yatmaktadır.

Çünkü, Kurultay gazetesi onların emrine girmemiştir.

Hiç bir zaman Azerbaycan devletini hedef alan veya küçük düşüren bir haberimiz olmadığı gibi, hayatını kaybeden Azerbaycan Ordusunun askerini kendi "şehidimiz", Mehmet Emin Resulzade'den emanet 3 renkli bayrağını da kendi "bayrağımız" olarak gördük. Anadolu ve Azerbaycan Türkleri öz ve öz kardeştir, Ankara'daki Mehmet ile Bakü'deki Mehemmed arasında bizim için fark yoktur. Rahmetli büyük lider Elçibey'in dediği gibi, "Biz bir millet, iki devletiz". Bu sözü başkasına atfedip, tekerleme gibi kullananlar, halen Türk vatandaşlarına vizeleri kaldırmayanlardır.

Basın kartı elinden alınan, ilk kişi ben değilim ve sonuncusu da olmayacağım. Erişime engellenen ilk gazete Kurultay gazetesi de değil ve o da son olmayacak. Ancak, adları bazı sol gruplar ve terör örgütleriyle anılanların basın kartları iptal edilirken ve internet sayfalarına erişim engelleri konulurken, "basın özgürlüğü" diye bunlara destek olanlar, bana ve Kurultay gazetesine destek olacaklar mı? Yoksa milliyetçi olmamız buna engel midir? Bu sorunun da cevabını merak etmekteyiz.

İki haftadır ne Türkiye'de, ne Halep'te, ne Kerkük'te, ne Doğu Türkistan'da, ne de Kırım'da neler yaşandığını Türk milletine duyuramamaktayız...

Hakkımdaki saçma sapan iddiaları bir kez daha tümüyle reddediyorum. Biraz akıl ve izan! Ben bir Türk milliyetçisiyim!

Yaşasın Türkiye!
Yaşasın Azerbaycan!



Facebook sayfamızı beğenin, takipte kalın...
Yorumlar