Zorunlu Eğitim, Milli Eğitim Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu'nda tartışıldı

AKP Grup Başkanvekillerinin zorunlu eğitimin kademelendirilerek 12 yıla çıkarılmasını öngören kanun teklifi tartışmalara neden oldu. CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi getirilen teklifin "Kız çocuklarını eve, erkek çocuklarını tamirhaneye göndermek" anlamına geldiğini ileri sürerken AKP Grup Başkanvekili Nurettin Canikli ise kız çocuklarının okullaşma oranını arttıracağını savundu.

Kurultay

Komisyon'da Zorunlu Eğitim tartışması

AKP'nin İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun teklifi Meclis Milli Eğitim Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu'nda görüşülmeye başlandı. Komisyon salonunun küçük olması nedeniyle yer tartışması ile başlayan toplantı, başka bir salonda devam etti.

TORBA DEĞİL ÇORBA OLDU

Toplantının başında Komisyon Başkanı Nabi Avcı, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Tayyip Erdoğan ve eski Başbakanlardan Bülent Ecevit'in isminin üniversitelere verilmesi ve Bankacılık Kanunu'nda değişiklik yapılmasını öngören tekliflerin birleştirilerek görüşülmesini önerdi. Bu öneri komisyon üyesi muhalefet milletvekillerinin usul tartışması başlatmasına neden oldu. MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, komisyonun kanun sağanağı altında kaldığını, hiçbir tasarı ve teklifin hakkıyla görüşülemediğini belirterek karşı çıktı. CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter, torba kanunların çorba kanunlar olduğunu belirterek birleştirilmek istenen tekliflerin birbiri ile alakası olmadığını söyledi. Bankacılık Kanunu ile İlköğretim Kanunu'nun ne ilgisi var diye soran Serter, "Torbadan çıktı, çorba oldu, çorbanın içindeki malzemeleri bilemez hale geldik" dedi.

BASIN DIŞARI ÇIKARILDI

Komisyon Başkanı Avcı sağlıklı çalışma ortamı olmadığını ileri sürerek kameraların dışarı çıkarılmasını istedi. Avcı'nın bu önerisi, muhalefet milletvekillerinin "Neyi saklamak istiyorsunuz", "Gerçekleri milletin gözünden kaçırmak mı istiyorsunuz", "Basın mensupları ile birlikte muhalefet partisi milletvekillerini de dışarı çıkartın rahat çalışın" eleştirilerine neden oldu. Eleştirilere karşın verilen kısa aranın ardından kameralar dışarı çıkartıldı.

JEST YAPALIM DERKEN MAĞDUR EDECEKSİNİZ

CHP Afyonkarahisar Milletvekili Ahmet Toptaş, Türkiye'de gündemi değiştirmek ortamı germek için hükümetin yine ortaya bir bomba attığını ileri sürdü. Toptaş, ilgisiz kanunların birlikte görüşülmemesi gerektiğini söyledi. Farklı tekliflerin birleştirilmesine karşı çıkan CHP Aydın Milletvekili Metin Lütfü Baydar, yaşayan insanların isimlerinin üniversitelere verilmesinin de yanlış olduğunu, yaşayan kişilerin yaptıkları görevlerle ilgili liyakatın sonraki nesillerce verilmesini gerektiğini söyledi.

CHP Grup Başkanvekili Hamzaçebi, BDDK ve TMSF başkanları ile ilgili bir düzenlemeye tepki gösterdi, "Şubat ayı sonunda görevi sona erenler var. Onlara jest yapalım derken onları mağdur edeceksiniz. Ne yapalım uzatmak istedik ama uzatamadık gibi bir gerekçesi mi olacak" dedi.

28 ŞUBAT'IN YILDÖNÜMÜNE YETİŞTİRİLMEYE ÇALIŞILIYOR

CHP Sinop Milletvekili Engin Altay, BDDK başkanının görev süresi ile ilköğretim kanunun birlikte görüşülmesinin eğitime verilen önemi gösterdiğini ileri sürdü. İlköğretimle ilgili teklifin 28 Şubat'ın 15. yıldönümünde yasalaştırılmasının amaçlandığını savunan Altay, kanun teklifini getiren grup başkanvekillerinin hiçbirinin eğitimci olmamasını eleştirdi. Altay, "Milli Eğitim Bakanının içine siniyor mu? Niye bunu bir kanun tasarısı olarak getirmiyorsunuz. Bir siyasi partinin teklifi olarak getiriyorsanız. Siz o koltukta ne iş yapıyorsunuz Sayın Bakan?" diye sordu.

BDP Van Milletvekili Özdal Üçer de 8 yıl birleştirme işlemenin yanlış olduğunu, eğitimin kalitesi için yapılacak değişiklik görüşülürken Rize, Kayseri Üniversitelerinin isminin değiştirilmesinin eğitim kalitesine nasıl katkı yapacağını merak ettiğini söyledi.

ERKEN EVLİLİKLERİN ÖNÜ AÇILIR

MHP Ankara Milletvekili Zuhal Topçu bir dayatma ile karşı karşıya bulunulduğunu belirterek, öğretmenlerin, velilerin haberinin olmadığı teklifin geri çekilmesini istedi. CHP Balıkesir Milletvekili Namık Havutça eğitimin taraflarının görüşü alınmadan getirilen teklifi eleştirdi, Başbakanın dindar gençlik sözlerinden sonra bu yasanın gelmesine dikkat çekti. CHP İstanbul Milletvekili Binnaz Toprak, sürekli "yüzde 50 oy aldık" yönündeki açıklamaların bıkkınlık verdiğini söyledi. Bu yaklaşımın ortak akıl oluşmasının önüne set çektiğini belirten Toprak, demokrasiler çoğunluğun istediği rejim değil uzlaşı rejimi olduğunu söyledi. Geriye kalan yüzde 50'nin üç muhalefet partisinde toplandığına dikkat çeken toprak, onların sesinin de dinlenmesi gerektiğini söyledi. Toprak teklifin fakir fukara çocuklarının örgün eğitim sisteminin dışına itilmesine olanak vereceğini söyledi. Teklifin sonucunda birinci dört yıldan sonra kız çocuklarının okula gönderilmeme ihtimalinin çok yüksek olduğunu ifade eden Toprak, bu düzenlemenin erken yaşta kız çocuklarının evlendirilmesinin de önünü açacağını savundu.

MİLLETVEKİLİ OLARAK GÖREVİMİZİ YAPIYORUZ

Teklifte imzası olan AKP Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, "teklif değil tasarı olarak getirilmeliydi" yönündeki eleştirilere, "Milletvekillerin temel görevi yasama faaliyetidir. Biz de milletvekili olarak asli görevimizi ifa ediyoruz. Esas görevimizi ifa etmekten dolayı eleştirilmeyi yadırgadım" yanıtı verdi. Herkesi ilgilendiren bir konuya milletvekili olarak ilgi duymamalarının mümkün olmadığını belirten Canikli, bu teklifi getirmek için de uzman olmaya gerek olmadığını, bu tür teklifler getirilirken uzmanlardan bürokrasiden, eğitimcilerden de yararlanıldığını söyledi.

PARMAKLARA BEYİN KOY TARTIŞMASI

CHP İzmir Milletvekili Rıza Türmen de Türkiye'nin çıkarlarını konu eden bir takım yasaların görüşülmeden tartışılmadan dayatmacı zihniyetle getirilip kabul edildiğini burada bir demokrasi problemi olduğunu söyledi. Demokrasiyi çoğunluğun dayatması şeklinde anlamanın demokrasiyi anlamamak olduğunu söyleyen Türmen şunları söyledi:

"Hükümet nesil yetiştirmez, nesil yetiştirme sevdasından vazgeçmesi gerekiyor. ‘Ben dindar ve demokratik bir nesil yetiştireceğim' diyemezsiniz. Kendi ideolojinize uygun bir nesil yetiştireceğim, demek zaten demokratik değildir. Nesillerin yetiştirilmesi gibi önemli bir konu taraflarıyla tartışılmalı. Bu yasa geri çekilmeli, doğru dürüst tartışılmasını öneriyoruz."

CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, Milli eğitim gibi can damarı olan bir konuda ekonomiyle ilgili bir konunun getirilmesinin AKP'nin geçmişine bakılırsa uygun olduğunu söyledi. Bu konunun uzun yıllardır tartışıldığı yönündeki açıklamaları kabul etmeyen Atıcı, "Allah'ım ne olur şu parmaklara da bir beyin koy. Yukarıdaki beyin işlemiyor herhalde" dedi. Atıcı'nın bu sözleri, "Bu milletvekillerine saygısızlıktır" tepkisine neden oldu. "Beyinsiz" değil "parmaklara koyun" dediğini söyleyen Atıcı, "Beyinsiz olarak kabul ediyorsun valla onu sen kabul ediyorsun" dedi. Atıcı komisyon başkanının da sözlerini düzeltmesini istemesi üzerine "Ben kimseyi horlamıyorum. Siz millet iradesi ile seçildiniz saygım sonsuz. Benim kastım sizleri aşağılamak değil. Bu bana yakışmaz ama sadece parmak kaldırırken biraz daha düşünün. CHP'li Serter de 2001 yılında AKP milletvekili Ahmet İyimaya'nın sözlerine atıf yapıldığını söyledi. Atıcı, "Samimiyetimle söyledim gerçekten hakaret değil" dedi.

HÜKÜMETİN YIPRANMASI MI ÖNLENMEK İSTENİYOR

CHP Grup Başkanvekili Hamzaçebi tekrar söz alarak eğitimle ilgili böyle önemli bir düzenlemenin tasarı olarak değil teklif olarak getirilmemesinin dikkat çekici olduğunu söyledi. Hamzaçebi, "Acaba Bakanlar Kurulunda buna imza atmayacak Bakanlar mı vardır, bunu merak ediyorum ya da bu kadar önemli konuyu düzenleyen ve toplumsal muhalefetle karşı karşıya kalması muhtemel bu düzenleme ile hükümetin yıpranmasını önlemek için mi tasarı değil de teklife konu edilmiştir" dedi. Son yıllarda eğitimdeki en önemli kazanımlardan birinin zorunlu eğitimin 8 yıla çıkartılması olduğunu ve AKP hükümetlerinin de bununla övündüğünü söyleyen Hamzaçebi, "Haydi Kızlar Okula Kampanyası Haydi Kızlar Eve, haydi erkekler tamirhaneye dönüşüyor. Çıraklık yaşını 15'ten 11'e düşürdüğünüz anda uluslararası sözleşmelere aykırı davranmış olursunuz, bu hiçbir zaman övünülecek bir durum değildir" dedi.

Zorunlu eğitimin hiçbir ülkede bireylerin, ailelerin tercihine bırakılmadığını anlatan Hamzaçebi, 8 yılı ikiye bölerek ve ikinci 4 yılı açık öğretime geçirmekle zorunlu eğitimden Türkiye'nin uzaklaştırılacağını söyledi. Teklife bu nedenle son derece tehlikeli bulduklarını ifade eden Hamzaçebi, geri çekilip çocuklara da sorularak yeniden düzenlenip getirilmesi gerektiğini söyledi. Hamzaçebi tasarı geri çekilmez veya yeniden düzenlenmezse Türkiye'nin çok daha geriye gideceğini, toplumsal muhalefeti ateşleyeceğini söyledi.

KIZ ÇOCUKLARININ OKULLAŞMA ORANI ARTACAK

Teklifi getiren AKP Grup Başkanvekillerinden Nurettin Canikli getirdikleri teklifte zorunlu eğitimin 12 yıla çıkartılması, kademelendirilmesi ve katsayı düzenlemesi olmak üzere üç önemli başlık olduğunu, buna bir de açık öğretim bölümünün eklenebileceğini söyledi. Bu düzenlemeden ilk olarak okullaşma oranının arttırılmasını beklediklerini ifade eden Canikli, "Özellikle kız çocukların okula gitme oranını artıracaktır" dedi.

8 yıllık kesintisiz eğitime geçilmesi sonrası köy okullarının boşalarak taşımalı eğitime geçildiğini ancak bazı ailelerin yanı başından uzaklaşan eğitim imkanının başka ilçeye taşınması nedeniyle çocuklarını uzak mesafeye göndermede sıkıntı yaşandığını anlatan Canikli, "Kız çocuklarının okullaşmasının istediğimiz seviyede olmamasının bana göre temel nedeni budur" dedi.

Kırsalda okulların açılması ile öğrencilerin okula devamının artacağını savunan Canikli, ‘ilk 4 yıldan sonra ne olacak. Göndermek istemeyen ondan sonra da göndermek istemez?" sorusuna Canikli, "sisteme dahil olduktan sonra devamın daha kolay olacağı" yanıtı verdi. Canikli katsayı haksızlığının giderilmesi ile de daha çok kız çocuğunun özellikle teknik okullara gideceğini savundu.

Teklifte ilk iki kademedeki eğitimle ilgili binaların ayrı ayrı olması esası getirildiğini anlatan Canikli, "Diyelim ki hayata geçti, birinci kademenin ikinci sınıfı açılacak. Mevcut okulda farklı giriş ya da biçimlendirme ile bu hizmet verilebilir. Özellikle geçiş dönemi için zorunluluk olabiliyor" dedi.

EVDEN EĞİTİMİN BAŞKA HİÇBİR AMACI YOK

İlköğretimin 4 yıllık ilk kademesi sonrası açık öğretim imkanıyla ilgili eleştirileri de yanıtlayan Canikli, bütün dünyada ev eğitimi sistemi uygulandığını söyledi. Bu olanağın Belçika'da 100 evde uygulandığını, dünya ülkelerinde en fazla yüzde 1'e çıktığını söyleyen Canikli, üstün zekalı çocukların eğitimi örneğini verdi. Canikli, "evden eğitimin başka hiçbir amacı yok" dedi.

Canikli muhalefet milletvekillerinin eleştirilerine neden olan TMSF ve BDDK ile ilgili düzenlemenin komisyonun takdirinde olduğunu, istenirse sonrada görüşülebileceğini söyledi.

CHP İzmir Milletvekili Mehmet Ali Susam, kız çocukları ile ilgili toplumun muhafazakar istekleri olabileceğini ama kanun yapıcıların eğitim üzerindeki değişiklikleri muhafazakar talepleri karşılamak için değil toplumu değiştirip dönüştürmek için yapması gerektiğini söyledi.

Facebook sayfamızı beğenin, takipte kalın...

Yorumlar