Vefatının 92. yılında Ziya Gökalp: Türkçülüğün babası, Sosyolog; 48 yıllık bir yaşam öyküsü

Ziya Gökalp 92 yıl önce hayata gözlerini yumdu. Türkçülüğün fikir babalarından biri olarak bilinen Gökalp, Osmanlı Devleti'nin parçalanma sürecinde yeni bir ulusal kimlik arayışına giren dönemin en önemli aydınlarından biriydi. Düşüncesinin temelinde, Türk toplumunun kendine özgü ahlaki ve kültürel değerleriyle, Batı'dan aldığı bazı değerleri kaynaştırarak bir senteze ulaşma çabası yatıyordu. "Türkleşmek, İslâmlaşmak, Muasırlaşmak" diye özetlediği bu yaklaşımın kültürel öğesi Türkçülük, ahlaki öğesi de İslamdı. Büyük aydını ölümünün 92. yılında rahmetle anıyoruz...

Kurultay

Vefatının 92. yılında Ziya Gökalp

Ziya Gökalp, 23 Mart 1876'da Diyarbakır'da doğdu. Eğitim hayatına doğduğu şehirde başlayıp, 1886'da Mektebi Rüştiye-i Askeriyye'ye kaydoldu. Buradan mezun olduktan sonra 1891'de Mülkiye İdadisi'nde eğitimine devam etti. Fransız, Arap ve Fars dillerini öğrenen Gökalp, tasavvuf ve islam tarihine büyük ilgi duyuyordu. 1895 yılında yüksek öğrenimini yapmak için İstanbul'a gitti. Baytar Mektebi'ne kaydoldu. Burada öğrenimine devam ederken İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne girdi.

Gökalp 28 Ağustos 1899'da "Peyman" adında bir gazete çıkarmaya başladı. İkinci Meşrutiyet'in ardından İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin Diyarbakır şubesini kurdu. Bir süre sonra cemiyetin Selanik'teki merkez yönetim kuruluna seçildi. "Genç Kalemler" adında bir dergi kurdu ve ilk sayısı 11 Nisan 1911'de yayınlandı.

1912'de İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin merkezi Selanik'ten İstanbul'a taşınınca İstanbul'a geldi. Diyar-ı Bekir mebusu olarak Meclis-i Mebusan'a seçildi. Meclisin kısa bir süre içinde kapanması üzerine Darülfunun'da öğretim görevlisi oldu. Türk Ocakları'nın kurucuları arasında yer aldı. Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra İstanbul'u işgal eden İngilizler tarafından tutuklandı ve Malta Adası'na sürgüne gönderildi. Malta Adası'ndan döndükten sonra Diyarbakır'a gitti, "Küçük Mecmua"da çalışmalarına devam etti. İkinci Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne Diyarbakır mebusu olarak katıldı. Yaşadığı bir rahatsızlık sonucu 25 Ekim 1924 günü vefat etti.

Milliyetçilik Anlayışı

Batıcı ve milliyetçi değerlerle biçimlenmiş bir toplum oluşturma amacı, Ziya Gökalp'i dönemin en etkili aydını yapmaktadır. O zamana kadar Türk toplumu üzerine yapılan en etkili incelemeyi yapan Gökalp, olgular üzerinden yaptığı sosyolojik analizi Cumhuriyetimizin oluşmasında kilometre taşı olmuştu.

'Ulusal bir ülkü oluşturulmadan ve sınırlar belirlenmeden bilinçli bir millet olunamaz.' ifadelerinin altını çizen Gökalp, 'Anadolu'da yaşayan, üst kimlik olarak kültürel açıdan Türklüğü ve Müslümanlığı benimseyen herkes, Türkiyecilik bağı ile bu ülkeye bağlıdır.' düşüncesi üzerinde kararlılığını sürdürüyordu. Gökalp'e göre dil ve din Türk ulusunun ayrılmaz parçasıdır.

Gökalp'in önemsediği en önemli konu sosyolojidir. Ülke coğrafiyasının geneline yayılmış toplumların analizi ve sorunlarının çözümüne dair tezler üreten Gökalp, ırk ve ırkçılığı bilimsel tezler kullanarak reddeden nadir sosyal bilimcilerden biri olduğunu kolaylıkla söyleye biliriz. Bir kültür milliyetçisi olan Gökalp'in ırkçılık savunuculuğuna ortaya koyduğu eserlerinde ve düşünce yapısında hiç rastlanmaz. 

Gökalp'e göre millet, 'soyla, budunla, coğrafya ile, siyasetle ilgili bir topluluk değildir. Millet; dil, din, ahlak ve estetik bakımdan ortak olan, yani ortak duygular taşıyan, aynı eğitimi almış bireylerden oluşan kültürel bir topluluktur. insanın kendisini bağlı saymadığı herhangi bir toplum onun ulusu olamaz. Önemli olan bir insanın hangi kanı taşıdığı, hangi ırka mensup olduğu değil, hangi kültüre bağlı olduğudur. Bir insan hangi eğitim sürecinden geçmişse, kendisini hangi ulusa bağlı hissediyorsa ve hangi ulusun ülküsünü taşıyorsa o millete mensuptur.'

Eserleri

10'dan fazla yapıta imzasını atan Gökalp, Türkçülük ve onun değerlerini konu alan yapıtlarında toplumun ihtiyaçlarını ve sorunlarını ele almış ve çözüm önerilerini başarılı bir şekilde ortaya koymuş bir Türk aydınıydı.

Limni ve Malta Mektupları
Kızıl Elma (1914)
Türkleşmek, İslâmlaşmak, Muasırlaşmak (1929)
Yeni Hayat (1930)
Altın Işık (1927)
Türk Töresi (1923)
Doğru Yol (1923)[17]
Türkçülüğün Esasları (1923) : Eserin ilk baskısı Osmanlı alfabesiyle yayınlanmıştır[18].
Türk Medeniyet Tarihi (1926, ölümünden sonra)
Kürt Aşiretleri Hakkında Sosyolojik Tetkikler (ölümünden sonra)
Altın Destan
Üç Cereyan
Hars ve Medeniyet
Kuğular
Felsefe Dersleri (2006), Çizgi Kitabevi, Konya 

Facebook sayfamızı beğenin, takipte kalın...

Yorumlar