Doğu Türkistan'daki Uygur katliamının yıldönümü

Çin'in işgali altında bulunan ve Pekin yönetiminin "yeni toprak" diye andığı Doğu Türkistan'da geçen yıl bugün çıkan Uygur isyanı kanlı bir şekilde bastırılmıştı. Doğu Türkistan'ın başkenti Urumçi'de çıkan olaylarda Çin polisi resmi olarak 156, gayriresmi olaraksa yüzlerce Uygur Türk'ünü katletmişti.

Kurultay

Doğu Türkistan'daki Uygur katliamının yıldönümü

Tarih, 5 Temmuz 2009.
Yer, yıllardır Çin işgali altındaki Doğu Türkistan... Çin'in "yeni topraklar olarak adlandırdığı Sincan özerk bölgesinin başkenti Urumçi.
 
Şiddet olayları Çin'deki en kalabalık etnik grubu oluşturan Hanlar ile Çin'deki etnik gruplardan biri olup köken olarak Türk halklarından biri olan ve Müslüman olan Uygurlar arasında etnik çatışmaya dönüştü. 
 
İlk olaylar, Uygurların 26 Haziran'da Guangdong eyaletindeki bir oyuncak fabrikasında meydana gelen olaylarda 2 Uygurun öldürülmesini protesto etmek istemesi üzerine yaşanmıştı. Çin güvenlik güçleri gösterilere sert karşılık vermiş ve Çin yetkilileri protestonun barışçı olmadığını açıklamıştı.
 
Çin medyasına göre çıkan çatışmalarda 137'si Han, 46'sı Uygur, 1'i Hui olmak üzere 184 kişi hayatını kaybetmiş, 1680 kişi yaralanmış, 1434 kişi tutuklanmıştır. Dünya Uygur Kongresi lideri Rabiya Kadir ise Washington'da yaptığı açıklamada, "Edindiğimiz bilgilere göre ölü sayısı 1000'in üzerinde, kimileri de 3 bin rakamını telaffuz ediyor" dedi.
 
Çin Haber ajansı tarafından Uygur göstericilerin yüzlerce aracı ateşe verdiği ve 14 ev ve 200'ü aşkın dükkanı tahrip ettiği ileri sürüldü. Şincan yönetiminin yaptığı açıklamada, olayların Rabiya Kadir'in önderliğindeki, Dünya Uygur Kongresi tarafından düzenlendiği iddia edildi. Ancak Rabiya Kadir bu iddiaları yalanladı.
 
Olayların 1989'daki Tiananmen Katliamı'ndan sonra Çin'de görülen en büyük çatışmalardan biri olarak yorumlanmaktadır. Urumçi olaylarının büyümesinde Çin'in 1949'tan bu yana Uygurlara uyguladığı kötü muamele ve asimilasyon politikalarının etkisi büyük.
 
Olaylardan sonra Çinli yetkililer bölgedeki internet erişimini kapattı ve telefon servislerini sınırlandırdı. Bölge hükümeti tarafından Sincan'da gece sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Polis Han Çinlileri ve Uygurların yaşadığı mahalleler arasında güvenlik koridoru oluşturdu. Hanların bu koridoru geçerek geceleyin kendilerine saldırdığını ifade eden Uygurlar, ertesi gün protesto gösterisi düzenledi. Bu arada Han Çinlileri de Hanların tutuklanması nedeniyle polise tepki göstermek amacı ile kalabalık gruplar oluşturdu. Olayların sakinleşmemesi üzerine Urumçi'ye 20 bin takviye asker gönderildi. Hükümet yetkilileri olaylarda ölümlerin arkasındaki kişilerin idam edileceğini açıkladı. Çin Devlet Başkanı Hu Jintao, G8 zirvesi için bulunduğu Roma ziyaretini kısa keserek zirveye katılmadan 8 Temmuz'da Pekin'e döndü.
 
Ayrıca olaylar kısa sürede Kaşgar'a da sıçramış, Çinli yetkililer 10 Temmuz'da yabancı habercilerin şehri terk etmelerini istemiştir.
 
Tursun Gül isimli bir Uygur kadınının 7 Temmuz'da zırhlı araçların önünde tek başına dikilerek yaptığı eylem, Tiananmen Meydanı'nda tankların önüne çıkan Çinlinin hareketine benzetildi ve Urumçi başkaldırısının sembolü haline geldi.
 
 
10 Temmuz'da Urumçi'de Cuma namazı kılınmasını yasaklanmasına karşın tepkiler üzerine bazı camilerde ibadete izin verildi. Namaz sonunda olayları protesto etmek isteyen Uygurlara ise polis müdahale ederek bazı göstericileri gözaltına aldı.
 
 
13 Temmuz'da Urumçi polisi 2 Uyguru vurarak öldürdü, birini ise yaraladı. Bu üç kişinin sopa ve bıçaklarla başka bir Uygura saldırmakta olduğu ifade edildi.
 
 
Kanal D, olaylardan sorumlu tuttulan 196 Uygur'un 18 Temmuz'da Çin yönetimi tatrafından kurşuna dizildiği şeklinde bir haber yayımladı.Haberin Azerbaycan Basın Ajansı'nda yayımlanmasının ardından Çin elçisi bu kurumu ziyaret ederek Kanal D'nin haberini yalanladı.
Facebook sayfamızı beğenin, takipte kalın...

Yorumlar