"Türkiye ile KKTC'nin arasına şahıslar ve hesapları giremez"

KKTC'nin (Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti) kuruluşunun 36'ncı yıl dönümü vesilesiyle KKTC'ye giden Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, KKTC ile Türkiye bağlarının hiçbir şahıs ya da grubun özel gündem ya da hesaplarının ipoteği altına giremeyeceğini vurguladı.

Kurultay

"Türkiye ile KKTC'nin arasına şahıslar ve hesapları giremez"

Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, 15 Kasım Cumhuriyet Bayramı Dr. Fazıl Küçük Bulvarı Resmî Geçit Töreni'nde konuştu.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, "Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki bağlar hiçbir şahıs ya da grubun özel gündem ya da hesaplarının ipoteği altına girmeyecek kadar köklüdür. Bu köklü bağların geleceği gençlerimize emanettir; bu sebeple gençlerimiz, hem yakın hem uzak tarihin farkında olarak, kültürüne, değerlerine ve kardeşlik iklimine sahip çıkmalıdır" dedi.

"TÜRK'ÜN İSTİKLAL AŞKININ TEZAHÜRÜ"

Oktay konuşmasına şöyle devam etti: "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, adada yüzyıllara dayanan Türk varlığının, Türk'ün istiklal aşkının ve sarsılmaz dirayetinin bir tezahürüdür. 1960 yılında kurulan ortaklık devletinden 1983'e uzanan yolda kardeşlerimizin verdiği çetin mücadeleyi unutmuyor, Kuzey Kıbrıs'ın mücahitlik ruhunu biz de gönüllerimizde taşıyoruz. Bu vesileyle Kıbrıs Türkünün varoluş mücadelesini başlatan Dr. Fazıl Küçük, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Kıbrıs Barış Harekâtı kahramanları başta olmak üzere tüm dava erlerini rahmetle ve şükranla yâd ediyorum.Milli davamız Kıbrıs konusunda da her zaman ortak anlayış ve ortak akla dayanan çözümlerden yana olduk."

Fuat Oktay, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki bağların hiçbir şahıs ya da grubun özel gündem ya da hesaplarının ipoteği altına girmeyecek kadar köklü olduğu vurgusu da yaptı.

"RUM TARAFININ UZLAŞMAZ TUTUMU SONUÇ GETİRMİYOR"

Oktay, Kıbrıs'ta yarım asırdır devam eden müzakere sürecinde tüm samimiyet ve iyi niyetle her türlü gayreti gösterdiklerini ancak Rum tarafının uzlaşmaz tutumu nedeniyle bir sonuca ulaşılamadığını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu süreçte Kıbrıs Türkü daima çözüm ve uzlaşı anlayışı içinde hareket etmiş, Rumların bozduğu ortaklığı yeniden tesis edebilmek için çözüm planlarına destek vermiştir.Türkiye ise başından sonuna kadar Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin gelecek tasavvuru için uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli mücadeleyi vererek Kıbrıs Türkü'nün yanında olmuştur.Bölgemizde barışın ve istikrarın teminatı olarak, ahdi yükümlülüklerimiz temelinde Kuzey Kıbrıs için, üzerimize düşen ne varsa yapmaya devam ediyoruz ve edeceğiz."

"RUM PROPAGANDASINA UYUYORLAR"

"Rum propagandasının arkasına sığınarak Kıbrıs Türkü'nü hiçbir yasal ve meşru dayanağı olmayan ambargo ve izolasyonlara mahkûm eden uluslararası toplumun adadaki gerçekleri görmezden gelmesi akıllara durgunluk vermektedir.Kıbrıs Türkü'nün meşru mücadelesinde, tarihi sorumluluğumuzu yerine getirme yönündeki kararlılığımızı burada bir kez daha yinelemek isterim.

Kıbrıs Türk halkının hak ettiği refah seviyesine ulaşmasının engellenmesine ve Kıbrıs'ta mevcut statükonun sürdürülmesine izin vermeyeceğiz.Gözlerini adanın gerçeklerine kapatan uluslararası toplumu Kıbrıs Türk Halkı'nın iradesine, tarihine ve geleceğine ilişkin niyetlerine saygı duymaya ve hakkaniyetten yana tavır almaya davet ediyorum.Bu çağrı eşit hak ve bağımsızlık için zulmün karşısında korkusuzca duran ve bu toprakları bizlere vatan kılan şehit ve mücahitlere minnet borcumuzdur."

Oktay, Türkiye olarak hak ve bağımsızlık için zulmün karşısında korkusuzca durmaktan hiçbir zaman vazgeçmediklerini ve vazgeçmeyeceklerini vurguladı.

"BİZ İLİŞKİLERİMİZİ BENCİLLİK, HIRS VE DÜŞMANLIK GİBİ DUYGULAR ÜZERİNE YAPMIYORUZ"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay son olarak konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

"Güvenlik kaygılarını karşılayacak adımların, insani hassasiyetler korunarak da atılabileceğinin en açık ispatları 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı ve aynı ruhla gerçekleşen Suriyedeki harekâtlarımızdır. Sınırlarımızda yuvalanan terör örgütlerini kullanarak, Suriye krizini ülkemize taşıma gayretleri, bizi bu meselede sahada fiilen var olmak durumunda bırakmıştır.

Sınırlarımızın güvenliğini ve Suriyeli mültecilerin yurtlarına emniyet içinde dönüşlerini sağlamak amacıyla yürüttüğümüz Barış Pınarı Harekâtı, bölgede huzurun teminatı olacaktır.Kahraman Mehmetçiğimiz barış koridoru olarak belirlenen bölgenin her bir noktasını terörden temizlemeye ve kalan tuzakları yok etmeye başarıyla devam etmektedir.Barış koridoru bölgesinde terörün kökü kazınana ve huzur hâkim olana dek oradayız.Her fırsatta ifade ettiğimiz gibi Türkiye'nin kimsenin toprağında ya da yer altı-yer üstü kaynağında gözü yoktur; olmamıştır.

Biz ilişkilerimizi bencillik, hırs ve düşmanlık gibi duygular üzerine değil insani, vicdani ve diplomatik zemin üzerine kuran bir ülkeyiz; bundan sonra da böyle devam edeceğiz."

 

Kaynak: Kırım Haber Ajansı - QHA

Facebook sayfamızı beğenin, takipte kalın...

Yorumlar