Fatih Terim hedef tahtasında: Tepki çığ gibi #FatihTerimson

İzlanda'ya kötü bir oyunla 2-0 yenilen Türkiye'de Futbol Direktörü Fatih Terim eleştirilerin odak noktasında. Spor yazarları İzlanda-Türkiye maçını yorumladı. Aldığı maaş ile de gündemden düşmeyen Terim'in bir saatlik maaşı, bir aylık asgari ücrete eşit. Mili Takımlar Teknik Direktörü Terim, aylık maaşıyla İzlanda nüfusunun tamamına çay ve simit ısmarlayabiliyor.

Kurultay

Terim hedef tahtasında

Artık Sana inanmıyoruz

Hürriyet Gazetesi'nden Rüştü Reçber'in yazısının başlığı 'Artık sana inanmıyoruz.'

Eski teknik direktörü hakkında yazan Reçber "Her maça ülkenin milli takımını kaos içinde hazırlamayı vazife edinmiş, kendisiyle çekişen, hatta söylediklerinin anlamını çözemez hale gelen bir ombudsman izlenimi veren, ülke içinde tartışılır hale gelen, saygıyı, sevgiyle değil de korku ve tehditle almaya çalışan Fatih Terim, son 3 yıldır hiçbir şey vermediğin Türk futboluna belki de en iyi katkıyı emekli olarak verebilirsiniz' ifadelerini kullandı. Reçber 'herkesi inandırabilirsiniz, herkesi ikna edebilirsiniz (ki zannetmiyorum) ama beni gram inandıramıyorsunuz yani kandıramıyorsunuz' diye yazdı.

Meleke: Terim sürpriz yazıyor bizimkiler şaşırıyor

Hürriyet Gazetesi'nden Uğur Meleke de 'Terim sürpriz yapıyor bizimkiler şaşırıyor' başlığını attığı yazısında "Bu maçın da özeti diğerleriyle aynı: Terim her maça rakibi şaşırtmak için kurgulanmış sürpriz 11'lerle çıkıyor. Ben henüz rakiplerin şaşırdığını hiç görmedim, hep şaşıran bizim oyuncular oluyor galiba. Sürprize en çok bizimkiler aldanıyor. Ve Terim birilerini şaşırtayım derken, bitiyor bu hikaye. Biz bitti demeden bitiyor sanki yavaş yavaş' ifadelerini kullandı. Meleke, Terim ve futbolcular arasında yaşananların artık açıklanması gerektiğini bir kez daha yazdı.

Dilmen: Bu forvetlerle Rusya zor

Sabah Gazetesi'nden Rıdvan Dilmen de "En kötü oyunumuzu oynadık. Bir takım doğrudan gideceği için 7'şer puan yapanları yakalayamayabiliriz. Şansımız devam edecektir çünkü güçlü takımlarla oynadık. Ama mutlaka hocanın da Kasım'dan sonra Mart'a kadar (ciddi bir ara var) o arada proje ve takımın iskeletini kurup, uzun vadeli hareket etmesi gerek" dedi.

Eski milli futbolcu "Ukrayna maçına çift santrforla başladık ama çok değil 3 gün sonra sıfır santrforlu sisteme döndük. Oyun içinde sistem değişebilir ama bir iskeletiniz ve sisteminizin olması gerek.

Hırvatistan, Ukrayna ve İzlanda maçının tamamına baktığımızda skorlar önemli değil... Bu maçlardan ciddi dersler çıkması gerek. Sistem ve oyuncularla ilgili kararların verilmesi gerek. Bu forvetle Dünya Kupası'na gidilmez. Kosova'yı yeneriz, zorlansak da yeneriz, Finlandiya'yı zorlansak da yeneriz ama çok da güvenmemek gerek" ifadelerini kullandı.

Büyüka: Ders alsaydık

Şansal Büyüka da Milliyet Gazetesi'ndeki yazısında "Fatih Hoca bir dönemler "Ben ders almam, ders veririm" demişti. Dediği doğruymuş... Ders alsaydı, daha dört gün önce Ukranya karşısına iki defansif orta saha ile çıkmanın bedelini ne kadar ağır ödediğimizi hatırlar, daha savunma ağırlıklı bir orta saha yapabilirdi. Diyeceksiniz ki "Daha ne yapsın? Santrfor bile oynatmadı, tam 6 orta saha adamıyla maça çıktı." Tamam da, o orta saha adamlarından sadece Ozan Tufan ile Kaan Ayhan'ın defansif yönü var. Yasin, Emre Mor, Volkan Şen, hatta Hakan Çalhanoğlu, yeteri kadar rakip karşılayıp, yeteri kadar savunma yapabilir mi?

Nitekim yapmadılar, yapamadılar. Tıpkı Ukranya maçında olduğu gibi, rakip elini kolunu sallaya sallaya orta sahamızı geçti. Hakan Çalhanoğlu demişken, milli forma altında kullandığı duran toplar olmasa Alman Ligi'nin en önemli oyuncularından biri olduğu aklımıza gelmeyecek" değerlendirmesinde bulundu. 


 

Facebook sayfamızı beğenin, takipte kalın...

Yorumlar