Siyasi tutsak Rüstem Seythalilov'un eşi yaşadıklarını QHA'ya anlattı

İnsan hakları savunucularının verilerine göre, yüze yakın Kırımlı, siyasi nedenlerden ötürü Rusya veya işgal edilen Kırım'daki hapishanelerde alıkonuluyor. Söz konusu siyasi tutsakların büyük bir çoğunluğu ise Kırım Tatarı.

Kurultay

Siyasi tutsak Rüstem Seythalilov'un eşi yaşadıklarını QHA'ya anlattı

Asif Aliyev/ QHA Kıyiv

İlk bakışta sadece tutsak listelerindeki isimler olarak algılanan siyasi tutsakların her birinin ayrı hikayesi bulunuyor. Kırım Haber Ajansı (QHA), siyasi tutsakların ailelerinin durumunu ve yaşantısını anlatan yazı dizisine devam ediyor.

Kırım Tatar siyasi tutsak Rüstem Seythalilov, düzmece suçlamalar çerçevesine 27 Mart 2019 tarihinde işgal edilen Kırım'da düzenlenen toplu baskınlar sonucunda alıkonuldu.

Üç çocuk babası Rüstem Seythalilov, alıkonulmadan önce Kırım Dayanışması sivil hareketi aktivisti idi ve kendi işi vardı ayrıca Kırım Tatar siyasi tutsakların ailelerine yardım ediyordu.

İşgalciler, Seythalilov'u Rusya Ceza Kanununun 205.5. maddesinin 2 fıkrası çerçevesinde terör örgütünün üyesi olmakla ve Rusya Ceza Kanunu 278. ile 30. maddesi çerçevesinde şiddet kullanarak iktidarı ele geçirme hazırlıkları yapmakla suçluyor.

Kırım Haber Ajansına (QHA) konuşan siyasi tutsağın eşi Elzara Seythalilova, evlerinde yapılan arama sırasında yapılan hileleri ve eşinin durumunu anlattı.

"İNSANLAR İTHAM EDİLDİĞİ SUÇLAMALARA İNANAMADI"

"Rüstem hakkında sadece olumlu şeyler söyleyebilirim; iyi bir eş ve baba çocukları onu çok seviyor. Çocuklarla her zaman vakit geçirirdi, onlar için zaman bulurdu ve onları mutlu etmek için her şeyi yapardı. Anne babasını çok sever onları sık sık ziyaret ederdi. Birçok arkadaşı vardı. Rüstem alıkonulduktan sonra arkadaşları ve komşularımız, onun gibi bir insana böyle suçların nasıl itham edildiğini anlayamadı.

AİLENİN HAYATINI DEĞİŞTİREN GÜN

27 Mart 2019 tarihinde penceremize tüfeğin namlusu ile vuruldu. Hava henüz aydınlanmamıştı ve pencereye yöneltilen sniper ışığı görünüyordu, büyük ihtimal keskin nişancının tüfeğinden geliyordu. Gürültüyü duyar duymaz eşimle yataktan kalktık. İlk eşim çıktı sonra ben.

Kapıyı açmamızı talep ettiler ve Rüstem'e arama emrini verdiler. Bu zaman içinde ben giyindim. Daha sonra 3-4 tüfekli insan evimize girdi. Her tarafı inceledi ondan sonra tanıklar ile soruşturma görevlisi geldi ve aramaya başladılar. Tüm evi aradılar, her dolabı alt üst ettiler, evdeki tüm telefon, tablet ve bilgisayarlara el koydular.

Hiçbir şey bulamadıktan sonra eşimle namaz kıldığımız ve onları takip etmediğimiz sırada salonumuza iki yeni kitap yerleştirdiler.

Salonda masada bu kitapları gördüğümüzde evimizde hiçbir zaman bulunmayan kitapların evimize nereden geldiğini sorduk. Arama yapan görevliler onları mutfakta bulunduğunu söylediler. Bir kitabın başlığı Halifat idi ikincisini hatırlamıyorum bile. Birbirine çok benzer iki kitaptı.

27 Mart'ta mahkeme düzenlendi daha sonra 29 Mart'a alıkonulan 20'den fazla Kırım Tatarı Rostov'a sevk edildiler. 30 Mart'ta ise Rüstem'in Taganrog kentindeki tutukevinde alıkonulduğunu öğrendik. Rüstem Eylül 2019'a kadar orada tutuldu.

Tutukluluğunun uzatılması ile ilgili tüm dava duruşmaları orada yapıldı. Her duruşmaya katılmaya çalıştım. Yakın bir yol değil. Mahkeme salonuna girmemize izin verilmiyordu sadece karar açıklandığı zaman salona alınıyorduk. Beş dakikalık bir süre için bu uzak yolu gidiyorduk.

Şu an Rüstem Akmescit tutukevinde alıkonuluyor. Biz onu duruşmalarda görebiliyoruz. 

Tutukevinde Rüstem sık sık baş ağrısı çekiyor. Bu ağrılar alıkonulmadan önce başladı. Tutukevinde ağrı çekerken doktoru çağırdığında ona kimse bakmıyor. Revirdekiler muayene olması için önceden dilekçe yazıp başvurması gerektiğini söylüyorlar ama eşim baş ağrısını ne zaman çekeceğini önceden bilmediğini söylüyor.

"ÇOCUKLAR BABALARININ YAKIN ZAMANDA DÖNECEĞİNİ UMUYOR"

Çocuklarımız babalarının alıkonulduğunu gördüler. Onun nerede bulunduğunu biliyorlar, bunu onlardan gizlemiyorum. Babalarının dini sebeplerden ötürü alıkonulduğunu anlatıyorum. Ama mahkeme duruşmalarına onları götürmüyorum, tüm ayrıntıları anlatmamaya çalışıyorum ve onlara yakın zamanda her şeyin düzeleceğini söylüyorum. Öte yandan çocuklar tüm bunların yakın zamanda biteceğini ve yarın veya öbür gün babalarının eve döneceğini umuyor.

"HALKIN VERDİĞİ DESTEK BİZİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ"

Aramanın yapıldıktan hemen sonra destek vermek için evimize çok insan geldi ve hala cemaatimiz bizi desteklemeye devam ediyor. Çocuklar için çeşitli etkinlikler düzenliyorlar, gıda desteğinde bulunuyorlar. Ayda birkaç kere aktivistler geliyor ve yardıma ihtiyacımız var mı diye soruyor. Mahkemeleri de ziyaret ederek bize destek oluyorlar. Halkın desteği bizim için çok önemli ve bunun için minnettarız. Dayanışma varken bu kötü günleri atlatmak daha kolay oluyor.

Allah'ın yardımıyla eşlerimizin serbest bırakılacağını umuyoruz. Birçok şey konuşuluyor, değişimlerin yapılacağını söyleniyor ama sonuç yok. Rüstem'in yakın zamanda serbest bırakılmasını umuyoruz.

Haberin Kaynağı: QHA

Facebook sayfamızı beğenin, takipte kalın...

Yorumlar