Pisidya antik kentleri gezi rotasıyla birbirine bağlanıyor

ANADOLU'nun güneyinde, kuzey ve batısında Frigya, güneybatısında Likya, güneyinde Pamfilya, doğusunda Likaonya'yla çevrili Pisidya antik bölgesinde, ormanlar arasında gizlenmiş antik kentler, Ankara İngiliz Arkeoloji Enstitüsü'nün (AİAE) projesiyle birbirine bağlanıyor. İlk ayağı 250 kilometrelik rota, ziyaretçilerine masalsı bir gezi deneyimi sunuyor.

Kurultay

Az bilinen Pisidya antik kentleri

1947 yılında Ankara'da kurulan İngiliz Arkeoloji Enstitüsü'nün 'Kültürel Miras Yönetimi Projesi', 2013 yılında başladı. Türkiye'de kültürel miras yönetimini hem teorik açıdan incelemeyi, hem de pratiğe dökmeyi amaçlayan proje, İngiltere'deki Headley Trust Vakfı ve bireysel sponsorlar tarafından destekleniyor.

Bu kapsamda projenin uygulama alanlarından biri olarak günümüzde Isparta, Burdur ve Kuzey Antalya'nın sınırları içinde yer alan antik Pisidya bölgesi seçildi. 'Antik Pisidya Bölgesi Arkeolojik ve Eko-Turizmin Geliştirilmesi Projesi'nin amacı, alandaki arkeolojik mirasın bölge halkına sosyo-ekonomik faydalar sağlamak amacıyla kullanılması için bir yol haritası belirlemek olarak saptandı.

Burdur, Eğirdir ve Beyşehir göllerinden Antalya Körfezi'ne uzanan bu alan arkeolojik açıdan oldukça zengin olmasına rağmen yeterince tanınmıyor. Bölgede pek çok arkeolojik alan yer alıyor. Bunlardan en ünlüsü Belçika KU Leuven Üniversitesi tarafından 25 yıldır araştırılan Sagalassos Antik Kenti. Sagalassos dışında Termessos, Pisidya Antioch, Kremna, Adada, Selge, Pednelissos, Amblada, Anabura, Tymriada, Ariassos, Pityassus, Tarbassus, Cretepolis, Panemoteichos, Kodrula, Prostanna, Andeda, Ceraitai, Comama, Seleuceia Sidera, Pogla, Melli, Sandalion, Etenna, Sia, Gökbel, Kapılıtaş, Hyia, Colbasa ve Döşeme Boğazı bilinen Pisidya yerleşimleri. AİAE'nün kültürel miras yönetimi projesi ise güney Pisidya kentleri Pednelissos, Melli, Sia, Ariassos, Cremna, Selge ve Döşeme Boğazı üzerine yoğunlaştı.

Proje koordinatörü Dr. Işılay Gürsu, uzun mesafeli bir yürüyüş yolu olan Pisidya Kültürel Miras Rotası'nın, bu projenin en önemli çıktılarından biri olacağını söyledi. Rotanın Likya Yolu, St. Paul Yolu'ndan arkeolojik alanlara yaptığı vurgu ile ayrıldığına dikkat çeken Dr. Gürsu, şunları söyledi:

"Pisidya'nın nefes kesen güzellikteki ormanları arasında gizlenmiş olan bu alanlar ziyaretçilerine masalsı bir gezi deneyimi sunuyor. Bu proje, bölgenin arkeolojik, kültürel ve doğal mirasının sıra dışı ziyaret rotalarını deneyimlemeye açık gezginlere tanıtılmasını hedefliyor. Ayrıca bölge için sürdürülebilir bir yönetim planı uygulamaya koyarak yöre halkını bu miras hakkında bilgilendirmek ve eko-turizm türü bir modeli kullanarak ekonomik ve sosyal çıkarlar elde etmelerine destek olmayı amaçlıyor. Pisidya'daki ören yerleri, yalnızca arkeolojik açıdan değil, içlerinde yer aldıkları muhteşem doğa sayesinde de son derece önemli. Rota, arkeolojik alanları doğal güzellikleri ile birlikte birbirine bağlamayı amaçlıyor."

Rotanın belirleme çalışmalarına kendisiyle birlikte rehber ve arkeolog Ümit Işın, harita uzmanı Dr. Michele Massa, Antalya Koruma Kurulu Müdürü Melike Gül ve AİAE Müdürü Dr. Lutgarde Vandeput'un katılımıyla 2015 Ekim ayında başladıklarını ve aralıklarla bölgeyi ziyaret ederek rota çalışmalarının tamamlandığını kaydeden Dr. Gürsu, rota hakkında şunları söyledi:

"İlk ayağı 250 kilometrelik uzunluğa ulaşan rotanın büyük kısmı antik yollardan, halen kullanılan küçük patikalardan ya da orman yollarından geçiyor. Önümüzdeki aşama, gerekli birimlerden izinlerin alınmasının ardından, rota boyunca önemli noktalarda yürüyüşçülere yol gösterecek tabelaların yerleştirilmesi. Hem arkeolojik hem de doğal güzelliklerin yerlerini belirten GPS noktaları alınmış olup, internet sitesi ve mobil uygulamalar aracılığıyla ziyaretçilerle paylaşılacak. Ayrıca basılı haritalar ve bir rehber kitap da hazırlanmaktadır."

Facebook sayfamızı beğenin, takipte kalın...

Yorumlar