Medeni Miras Vakfı Başkanı Seit-Yagya Kazakov: Kültürümüzü ve tarihimizi tanıtmak istiyoruz

Kırım Hanlığı, 300 yıldan fazla yıl hüküm süren bir devlettir. Kırım Hanlığı, hem Ukrayna, hem Karadeniz bölgesi, hem de Doğu Avrupa tarihinde büyük bir rol oynamıştır. Kırım Hanlığı yarımadanın tarihi, kültürü ve mimarisinde büyük bir iz bırakmıştır. 

Kurultay

Medeni Miras Vakfı Başkanı Seit-Yagya Kazakov: Kültürümüzü ve tarihimizi tanıtmak istiyoruz

Asif Aliyev / QHA Kıyiv

Kırım Haber Ajansına (QHA) konuşan Medeni Miras Vakfı Başkanı Seit-Yagya Kazakov, Kırım Hanlığı, Kırım Tatar kültürü ve yakın zamanda açılan Kırım Tatar halkının kültürü, medeniyeti ve tarihi konusunda detaylı bilgilerin yer aldığı Devlet Saray Müzesi sanal internet sitesini  (http://devletsaray.org/art.html)  anlattı.  

Devlet Saray Müzesi sitesi nasıl açıldı, detaylarını anlatır mısınız? 

Site, ASTEM Vakfı ve Medeni Miras Vakfı tarafından kültürümüz ve tarihimizin popüler hale getirilmesi için oluşturuldu. Devlet Saray Müzesi (Devletsaray Museum) Kırım Tatarlarının tarihi ve kültürü hakkında bilgileri birleştirecek bir meydan olacaktır. Ve her bir tarihçi, ressam veya müzisyen bu siteye bilgiler ekleyebilecek.

Bizim e-posta adresimiz var ([email protected]) ve isteyenler oraya tarihi ve kültürel bilgilerini eserlerini oraya gönderebilecekler. Ancak işin yayınlanması için zorunlu şart, yazarın fotoğrafı ve özgeçmişi olması. Şimdilik site test aşamasında çalışıyor. Tüm bilgiler ise İngilizce yayınlanıyor. Kırım Tatarca da eklemeyi planlıyoruz ancak şimdilik ana amacımız yabancılara kültürümüz ve tarihimizi tanıtmak. 

Sitenin ismi neden Devlet Saray?

Çünkü o Kırım Hanlarının ilk başkenti. Devlet Sarayı, Kırım Hanlığının ilk başkenti olan Salaçık'ta bulunuyordu. Bahçesaray'a çok yakın bir yer. Bu saray, 1502 yılında Polonya elçisi Martin Branevskiy, 90 yıl sonra ise meşhur Türk seyyah Evliya Çelebi tarafından anlatılmıştı. 1687 yılında yayınlanan bir Alman gravüründe saray, "Tatar ikametgahı" olarak kaydedilmiş.  Bu bina, doğu ve hatta Karadeniz mimarisine bile benzemiyordu. Sonra ise binayı Han için İtalya'dan gelen mimarların inşa ettiği öğrenildi. Onlar arasında Aloisio diye bir mimar vardı. Aloisio, Devlet Sarayını Venedik'teki St. Mark's Meydanı'ndaki Doge Sarayı'na benzer bir şekilde kurmuştu. Devlet Saray, bu sarayın küçük bir kopyasıydı. 

O zamanlar, saraydaki hayat nasıldı? 

Kırım Hanlığı çok demokratikti. O zamanları sarayda, Han ile birlikte, en soylu Kırım ailelerinden temsilcilerinden oluşan Devlet Divanı vardı. Orada hep birlikte devlet için önemli kararlar alıyorlardı. Han, Divan ile çok bağlantılıydı. Bu nedenle, Kırım Hanlığı'ndaki hükumet sistemi çok demokratikti. 

Kırım Hanlığı ile Osmanlı İmparatorluğu arasındaki ilişkiler çok önemliydi. Kırım Hanlığı, Osmanlı İmparatorluğuyla ne kadar bağlantılıydı?

Kırım tahtına hanların atanması, Osmanlı İmparatorluğu ile koordineli bir şekilde gerçekleştiriliyordu. Ancak, Kırım Hanlığı dış ilişkilerinde gayet özgürdü. Osmanlı Sultanı ve Kırım Hanı arasındaki sözleşmeye göre, tüm askeri harekatlarda Kırım Hanlığı belli sayıda asker ve silah sağlamak zorundaydı. Ayrıca, onlar arasında çok yakın akrabalık, hanedan bağları vardı.

Kırım Hanlığının kültür hayatının nasıl geliştiği hakkında bilginiz var mı?

Kültür açısından bakarsak, Kırım Tatar edebiyatı ve onun en ünlü temsilcisi Aşık Ömer'i anlatmalıyız. Onu tüm, Türk dünyası biliyor. O, Kezlev'de (Yevpatoriya) doğdu. Burada ilk eserlerini verdi ve birçok doğu ülkelerini ziyaret etti. Bununla birlikte Hanlar arasında da ünlü şairler var. Kırım'da müzik gelişiyordu, Hanların çoğu müzisyen ve şairleri kendi sarayına davet ediyordu. Kırım'da birçok ulema yetişti. Onların çoğu medreselerde çalışıyordu.

Kırım Hanlığında hayat, farklı milletler ve dinlerden gelenler arasında ilişkiler hakkında ne söyleyebilirsiniz? 

O zamanlar, (15.-16.-17. yy.) yarımadada olan herkes seyahatname ve hatıratlarında, Kırım'ı cennet olarak tanımlıyor. O dönemde yazılan hikaye ve kitaplarda yazarlar, Kırım'ı hayranlıkla anlatıyorlar.  O zaman insanlar burada çok mutlu ve bolluk içinde yaşamış. Bununla birlikte, dini açıdan da herkes çok rahat yaşıyordu. Hristiyan bayramlarında, Kırım Hanı kiliselere para ve hediyeler dağıtıyordu. Yahudi olan Karaim ve Kırımçak topluluğu ile ilişkiler de çok iyiydi. Kırım'da, bildiğiniz gibi, çok çeşitli milletler var. Kırım Hanlığı döneminde o milletler arasında ilişkiler hep iyiydi.

Medeni Miras Vakfı Başkanı Seit-Yagya Kazakov, Kırım Saati programına konuk olarak Kırım Tatar kültürünün ve medeniyetinin işgal şartlarındaki durumunu anlattı. Yayını aşağıdaki bağlantıdan izleyebilirsiniz.

Haberin Kaynağı: QHA

Facebook sayfamızı beğenin, takipte kalın...

Yorumlar