Korku-fantastik öykü yazarı Yaltırık, Kırım Saati'nin konuğu oldu

Kırım Saatiprogramının 21 Mayıs 2020 akşamı saat 23.00’teki canlıyayınında Aydın Taş’ın konuğu korku hikayeleri yazarı, Tarih doktoru adayı, Kırım Haber Ajansı (QHA) Türkçe Sayfa Editörü Mehmet Berk Yaltırık oldu.-

Kurultay

Korku-fantastik öykü yazarı Yaltırık, Kırım Saati'nin konuğu oldu

Kırım Saatiprogramının 21 Mayıs 2020 akşamı saat 23.00'teki canlıyayınında Aydın Taş'ın konuğu korku hikayeleri yazarı, Tarih doktoru adayı, Kırım Haber Ajansı (QHA) Türkçe Sayfa Editörü Mehmet Berk Yaltırık oldu.

Yazdığı hikaye ve romanların yanı sıra farklı mecralarda yayınlar yapan Yaltırık, korku hikayelerinin ve folklor hikayelerinin kavramlarıyla birlikte kültürel arka planı olduğuna, belli temalara göre hikaye örneklerini anlattığına değindi. Tarihi yayınlar da yapan yazar, eşkıya ve kabadayı motifine de romanlarında yer veriyor.

"KORKU HİKAYELERİ OKUYUCUDA İZ BIRAKMAK İÇİN KÖTÜ SONLA BİTİYOR"

Korku hikayelerinin okuyucuda iz bırakmak için genellikle kötü sonla bitirildiğinin altını çizen Yaltırık, "Biz kurgu yaptığımız zaman okuyucuda kalıcı bir iz bırakmak için genellikle kötü sonla bitiriyoruz. Korku hikayelerinin temelinde menkıbeler olduğu gibi; biri kötü bir şey yapmıştır bedelini öder, eden bulur türünde hikmet hikayeleri bulunuyor. Biz yazar olarak kurgu yaptığımız zaman akılda kalmak için neden sonuç ilişkisini dramatize ediyoruz, daha da abartıyoruz ve çoğunlukla kötü son hazırlıyoruz." dedi.

"HİKAYELER BİR TOPLUMUN KÜLTÜREL, AHLAKİ, FOLKLOR KODLARINI YANSITIYOR"

Yaltırık, korku hikayelerinin temelde ne anlattığını şöyle ifade etti:

"Doğrudan bir öğüt taşımıyor fakat anlatılan hikayeler özellikle anlatıldığı toplumun kültürel, ahlaki kodlarını, folklorunü yansıtıyor. Hem dönemini yansıtıyor hem içinde bulunulan toplumu yansıtıyor. Bir toplumu tanımak için türkülerini dinlemek, atasözlerini okumak kadar, neden korktuklarını ve neye nasıl tepki verdiklerini, neleri ayıp, günah olarak nitelendirdiklerini, neyi kusur olarak gördüklerini bilmek önemli. Böylece toplu yaşayışların özetini bulmak mümkün."

"MİTOLOJİ FARKLILIKLARINI HALK FOLKLOR ZENGİNLİĞİ OLARAK GÖRÜYORUM"

Yaltırık, roman ile hikayelerine karakter ve konu olan olağanüstü varlıkların var olup olmadığına ilişkin inancını, "İtikaden cinleri var kabul ediyorum, çok fazla motif, mitoloji farklılığı var ki, bunları halk folklor zenginliği olarak görüyorum." diyerek özetledi.

"AVRUPA'DA CİN DİYE ARARSAK BULAMAYIZ"

İnsanlar ne kadar korksa da korku türü anlatı ve eserlere merakının olduğunu kaydeden Yaltırık, Batı'da bir korku sektörünün mevcut olduğunu ifade etti ve şöyle devam etti:

"Her yörenin motifleri kendine özgü. Korku hikayelerinde motif farklılıkları ve yaklaşım farklılıkları var. Avrupa'da cin diye ararsak bulamayız, ama bir 'elfler' Alman, İngiliz halk hikayelerinde okunabilir. Her yörenin kendine özgü inanış motifleri bunuyor. ABD'de birşey ortaya çıkınca yahut seri katil bilinmeye başlanınca adına üretilen ürünlerden para kazanılmaya yaygınlaştırılmaya başlanıyor. Ancak bizde şöyle bir gerçek var. Biz bozkır toplumuyuz, bozkır kültüründen geliyoruz. Gözümüzün gördüğünden, kılıcımızın kesip, okumuzun delebildiği hiçbir şeyden kolay kolay korkmayız. Bizde sahiplenilmemesi de biraz korku kültürüne farklı yaklaşımımızdan ileri geliyor."

Yaltırık, Ukrayna'nın Kıyiv kentinde geçen paranormal hikayeleri kaleme aldığını ve Kırım Haber Ajansında (QHA) bu türden köşe yazılarına devam edeceğini kaydetti.

YALTIRIK: BENİM ASIL ŞEVKİM SÖZLÜ KÜLTÜR BAĞI

Yaltırık, hikaye anlatılarında kendisine motivasyon sağlayan durumu şöyle özetledi:

"Benim asıl şevkim, sözlü kültür bağı. Ben bir şey anlatırken yorulmuyorum. Sözlü kültür tükenmeye yüz tutsa da bu içerikleri üretmek güzel geliyor. Ben anlatmaya başlayınca su içmeyi bile unutuyorum."

Yaltırık, canlı yayın boyunca gelen istekler üzerine izleyicilerine 3 farklı korku hikayesi anlattı.

Haberin Kaynağı: QHA

Facebook sayfamızı beğenin, takipte kalın...

Yorumlar