Kırımoğlu hakkında açılan düzmece davada tanıkların ifadeleri alındı

Rus işgalcilerin Kırım Tatar halkının milli lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu'na karşı kurguladığı dava, Kremlin kontrolündeki sözde Arman Pazarı (Armyansk) Şehir Mahkemesinde görülmeye devam ediyor. 4-5 Şubat 2021 tarihinde yapılan duruşmalarda iddia makamının iki tanığı ifade verdi. Sözde savcı, dava dosyasının birinci ve ikinci ciltlerinde bildirilen bir dizi yazılı kanıt sundu.

Kurultay

Kırımoğlu hakkında açılan düzmece davada tanıkların ifadeleri alındı

Rus işgali altında bulunan Kırım'daki sözde Arman Pazarı Şehir Mahkemesinde, işgalcilerin Kırım Tatar halkının milli lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu'na karşı açtığı sözde dava 4 ve 5 Şubat tarihlerinde görülmeye devam etti. 4 Şubat 2021 tarihinde yapılan duruşma sırasında, "iddia makamının" ifade veren iki "tanığı", Kırımoğlu'nun Mayıs 2014'te Kırım'ın idari sınırını geçme girişiminde bulunmadığını dile getirdi.

İŞGALCİLERİN TANIKLARI, KIRIMOĞLU'NUN İDARİ SINIRI GEÇMEDİĞİNİ TEYİT ETTİ!

Olay günü işgalcilerin kontrol noktasında görevli olan ilk "tanık" Vyaçeslav Dorofeyev, olayın gerçekleştiği 3 Mayıs günü, kontrol noktasında uygun işaretler bulunmadığını ve Kırım'a giden pek çok kişinin böyle bir kontrol noktasının varlığından haberdar olmadığını söyledi. Sözde tanık ifadesinde, 3 Mayıs'ta kontrol noktasında büyük bir grup insan göründüğünü, silah sesleri duyduğunu ve bu kişilerin kontrol noktasından geçtiğini veya orada kaldığını gördüğünü anlattı. Bunun ardından, kendisine ekipmanın bir kısmını alarak güvenli bir mesafeye uzaklaşmasının emredildiğini belirten, bu mesafeden Kırımoğlu'nu gördüğünü söyleyen tanık, Kırımoğlu'nun Arman Pazarı tarafına geçmeye çalıştığına dair herhangi bir bilgi vermedi.

Aynı gün Rus kontrol noktasında görev yapan ikinci "tanık" Sergey Zavorukin, ellerinde sopalarla sayıları en az 4 bin olan bir grup kişinin kontrol noktasını ele geçirdiğini iddia etti. Aynı zamanda bu insanların güya kendisine jestlerle onu asacaklarını söylediğini ileri süren sözde tanık, sınır görevlilerinin rehin alınacağından korktuğu için onlara işlerini bırakıp güvenli bir mesafeye gitmelerini emrettiğini, sonra da kontrol noktasında beliren Kırımoğlu'nun "propaganda yapmaya" başladığını iddia etti.

Zavorukin, Kırımoğlu'nun kontrol noktasından Arman Pazarı'na doğru hareket etmediğini doğrularken, Kırımoğlu ile pasaport kontrolü ile ilgili herhangi bir işlem yapmadığını ve bunu başka birinin yaptığını görmediğini anlattı.

Öte yandan Zavorukin, kontrol noktasında bulunduğu sırada Kırımoğlu ile Tataristanlı bir üst düzey yetkilisinin görüştüğünü, yetkilinin soyadını ve ne konuştuklarını bilmediğini söyledi. Sözde tanık ayrıca, olay yerinde sınırın varlığını gösteren işaretlerin olup olmadığını hatırlamadığını ileri sürdü.

5 Şubat günü yapılan duruşma sırasında sözde savcı, dava dosyasındaki kanıtların sunumunu yaptı. Avukat Nikolay Polozov'un bildirdiğine göre, duruşma sırasında, Kırımoğlu'nun yasa dışı şekilde geçtiği iddia edilen Arman Pazarı bölgesinde bulunan sınır kontrol noktasındaki olay yeri inceleme tutanağı incelendi.

Avukat, dava dosyasındaki fotoğraf tablosunda, olay yerinde devlet sınırının bulunduğunu gösteren hiçbir işaret olmadığını, kontrol noktasında da gerekli bilgilendirme tabelalarının bulunmadığını belirtti. Polozov, sıradaki duruşmanın 11 Şubat 2021 tarihinde yapılacağını bildirdi.

İŞGALCİLERDEN KIRIMOĞLU HAKKINDA DÜZMECE SUÇLAMALAR

Rus işgali altında bulunan Kırım'da sözde Soruşturma Komitesinin nisan ayında, Kırım Tatarlarının milli lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu'nun Bahçesaray'daki evine sözde mahkeme celbi gönderdiği bildirilmişti.

Rusya tarafından işgal edilen Kırım'da yasa dışı bir şekilde faaliyet yürüten Moskova kontrolündeki sözde Soruşturma Komitesi, Ukrayna Milletvekili, Kırım Tatarlarının milli lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu'na yöneltilen sözde suçlamaların ayrıntılarını kamuoyuyla paylaştı.

Sözde Soruşturma Komitesinin, Kırım Tatar halkının milli lideri Kırımoğlu'na 8 Nisan 2020 tarihinde sözde mahkeme celbi göndererek, "Rusya sınırını yasa dışı olarak geçmek", "Patlayıcı maddelerin satın alınması ve bulundurulması"ve"Ateşli silahların kullanılmasına yardım ve yataklık etmek"suçlarıyla itham etmişti. İşgalciler, bu sözde ithamlara ilişkin iki dava dosyasının ayrıntılarını yayımladı. Yayımlanan belgede, Kırımoğlu'nun, Mayıs 2014'te güya "Armyansk" kontrol noktasında "Rusya'nın devlet sınırını geçtiği" ileri sürüldü. Bir diğer suçlamanın ise oğlu Hayser Cemiloğlu'nun davasıyla bağlantılı olduğu öğrenildi.

Barışçıl eylemleri ve insan hakları mücadelesiyle dünya kamuoyunun takdirini kazanmış olan Kırımoğlu hakkındaki sözde suçlamaların, işgale karşı gerçekleştirilmesi planlanan Kırım Yürüyüşü duyurusunun ardından gelmesi dikkat çekmişti.

Bilindiği gibi Rusya işgal ettiği Kırım'ı kendi toprağı olarak kabul etse de uluslararası hukuka göre Kırım, Ukrayna toprağıdır. Buna rağmen, 2014 yılında Kırımoğlu'nun Ukrayna ana karasından Kırım'a gelişinde, işgalcilerin oluşturduğu "Armyansk kontrol noktasından" belge göstermeksizin girerek sözde "Rusya devlet sınırını" ihlal ettiğini" ileri sürmektedir. Temeli olmayan bu suçlamadan dolayı Kırımoğlu, uluslararası hukuka göre de suçlanamaz.

HAYSER CEMİLOĞLU DAVASI

Hayser Cemiloğlu, 27 Mayıs 2013 tarihinde yakın aile dostu Fevzi Edemov'u bir kaza sonucu ateşli silahla yaraladı. Olaydan sonra Edemov hayatını kaybetti. 2014 yılında Kırım'ın Rusya tarafından işgal edilmesinden sonra Hayser Cemiloğlu, işgalci güçler tarafından yarımadadan yasa dışı bir şekilde Rusya'ya kaçırılarak, Krasnodar bölgesinde yargılamaya başlamıştı.

Rusya'nın Krasnodar Bölge Mahkemesi, 10 Haziran 2015 tarihinde Hayser Cemiloğlu'nu 5 yıl hapis cezasına çarptırdı. 2 Eylül 2015'te Rusya Yüksek Mahkemesi, Krasnodar Bölge Mahkemesinin Hayser Cemiloğlu'na verdiği 5 yıl hapis cezası kararını değiştirdi ve hapis cezasını 3,5 yıla indirdi. Astrahan şehrinde alıkonulan oğlu Hayser Cemiloğlu, 25 Kasım 2016'da serbest bırakıldı. Hayser Cemiloğlu, serbest bırakılmasının ardından, avukatı Nikolay Polozov ile Ukrayna'ya gitmişti.

Kırım Tatar Milli Liderine yönelik, "Patlayıcı madde bulundurma" ve "Ateşli silahların kullanılmasına yardım ve yataklık etmek" suçlamaları da bu davadaki silahın evde bulundurulmasına dayandırılıyor.

SÖZDE SUÇLAMALAR KIRIM YÜRÜYÜŞÜ DUYURUSUNDAN SONRA GELDİ

Bilindiği üzere, KTMM "Dünya Şiddete ve İşgale Karşı Onur Yürüyüşü" kampanyası başlatmıştı. Ukrayna'nın ana kısmından yola çıkılıp, işgalci Rusya tarafından konulan Kırım idari sınırının geçilmesinin hedeflendiği yürüyüşe, dünyanın pek çok ülkesinden yaklaşık 15 bin kişilik katılım bekleniyordu. 3 Mayıs 2020 tarihinde gerçekleştirilmesi planlanan yürüyüş, koronavirüs salgını nedeniyle ileri bir tarihe ertelendi.

KTMM BAŞKANI ÇUBAROV'A DA BENZER BİR SORUŞTURMA BAŞLATILMIŞTI

Kremlin kontrolündeki sözde Soruşturma Komitesi, Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkanı Refat Çubarov'un işgale karşı Kırım Yürüyüşünü ilan etmesinden sonra 23 Mart 2020 tarihinde benzer bir soruşturma açmıştı. Sözde Soruşturma Komitesi tarafından yayınlanan açıklamada, "Çubarov, Rusya'nın toprak bütünlüğünü bozmayı amaçlayan toplu eylemleri organize etmek ve kamuya açık olarak bu eylemleri gerçekleştirme çağrıları yapmakla suçlanıyor." ifadeleri kullanılmıştı.

Haberin Kaynağı: QHA

Facebook sayfamızı beğenin, takipte kalın...

Yorumlar