Kırım Tatarlarının haklarını savunan bilim adamı Sanukov vefat etti

Rusya'nın Mari El Cumhuriyeti'nin başkenti Yoşkar Ola'dan üzücü bir haber geldi. 85 yaşındaki Tarih Profesörü, Çirmiş Türkü Ksenofont Sanukov’un bugün vefat ettiği bildirildi.

Kurultay

Kırım Tatarlarının haklarını savunan bilim adamı Sanukov vefat etti

Kırım Tatarlarına karşı yapılan adaletsizliği, çocukken yaşadığı Kozmodemyansk bölgesinde kendi gözleriyle gören bilim adamı, 1980 yıllarının sonunda bu konuları gündeme getirdi ve birçok bilimsel makale yayımladı. Kırım Tatarları hakkında yazdığı makaleler yüzünden Sanukov, birçok kez cezalandırıldı ve uyarı aldı. Baskılara rağmen bilim adamı, ömrünün sonuna kadar Kırım Tatarlarına karşı yapılan zulüm ile ilgili gerçekleri yazmaya devam etti.

Aşağıda Zera Bekirova'nın bir yıl önce profesör Ksenofont Sanukov ile yaptığı röportajı paylaşıyoruz.

Ksenofont Bey Kırım Tatarları ile ne zaman tanıştınız?

Kırım Tatarları ilk kez çocukluğumda gördüm. Ben 1935 yılında Kırık Mari (Gornomariyskiy) bölgesinde İdil (Volga) nehrinin sağ kıyısında yerleşen Kozmodemyansk kentine bağlı Nosölı köyünde doğdum. Kırım Tatarları bizim taraflara sürgün edildiği zaman ben 9 yaşındaydım. Fakat her şeyi çok iyi hatırlıyorum. İdil nehrinin diğer tarafına yerleştirilen Kırım Tatarlarını arada sırada bizim köyümüze de geldiğini görüyordum. Onların İdil nehrinin sağ tarafına gelmesi kesinlikle yasaktı. Ama bazen bizim tarafa elma ve patates almak için geliyorlardı. Kırım Tatarlarının her yerden kovulması beni çok şaşırtıyordu. Okulu bitirerek Öğretmenlik Meslek Okulunu kazandığımda Kırım Tatarlarına karşı yapılan adaletsizliği daha da yakından gördüm. Çeşitli sebepler uydurarak Kırım Tatarlar gençleri meslek okullarının ve yüksek okulların yurtlarına kabul etmiyorlardı. Örneğin benim yaşadığım yurtta sadece bir Kırım Tatar kızı kalıyordu. Halbuki okulumuzda okumak isteyen çok Kırım Tatarı vardı. Meslek okulundan sonra eğitimimi Yoşkar Ola Öğretmenlik Enstitüsünde devam ettirdim. Enstitüde de durum aynı idi. Kırım Tatar öğrencileri neredeyse yoktu.

Kırım Tatar sürgünü hakkında neden yazmaya başladınız?

Yüksek okulu bitirdikten sonra ülkemizin tarihini araştırmak, makaleler yazmak için arşivlerde çalıştım. Birçok belgede cezalandırılan, kurşuna dizilen Kırım Tatarları hakkında birçok bilgilere rastladım. Fakat bu konu hakkında kimse yazı yazmaya izin vermiyordu. Ancak 1988-89 yıllarında başlayan "Perestroyka'dan" ( SSCB'deki Yeniden Yapılanma) sonra kapalı perde biraz açılmış gibi oldu.

Siz o zaman Memorial İnsan Hakları Merkezinin Mari El Cumhuriyeti'ndeki şubesinin kurucusu ve ilk başkanı oldunuz.

Evet, doğru. Coşkuyla bu işe başladık. Mihail Gorbaçov döneminde çok kısa bir süre için olsada devlet arşivlerini halka açtı. Sanki bu imkanın uzun sürmeyeceğini ön görmüşüm gibi fırsattan yararlanmaya çalışarak sık sık arhive gittim, saatlerce orada çalıştım. Pek çok önemli bilgileri not etmeye başardım. Arada iki üç yıl geçtikten sonra öğrencilerimi bu işe çekmek istediğimde onları arşive gönderdim. Ama onlara arşivde çalışmak için izin vermediler. Nedenini öğrenmek için kendim arşive gittim fakat arşivlerin halka yine kapatıldığını öğrendim.

Ksenofont Bey, siz bir makalenizde Haziran- Ağustos 1944'te  13 kişinin "muhbir" olarak atandığını ve Mart 1945 yılında ise bu "muhbirlerinin" sayısının 138'e çıktığını ayrıca bu "ajanların yardımı" ile 53 kişinin vatana ihanetle suçlanarak cezalandırıldığını yazdınız.

Evet, yazdım. KGB böyle bilgileri kolay kolay açıklamaz. Haklısınız. Ben onlara tarih profesörü, Memorial İnsan Hakları Merkezi Mari El Şubesi Başkanı olarak ulaştım.

Kırım Tatarlarının yerleştirildiği yerleri ve barakaları gördünüz mü?

Evet, gördüm. Kilemari bölgesindeki Vizimyari yerleşim yeri yakındaki Karasyarı ormanında bulunan ve dikenli tellerle çevrili  barakalarda tutuluyorlardı. Barakaların önünde silahlı adamların nöbet tuttuğunu bizzat gördüm. Kırım Tatarlara çıkmaya izin vermiyorlardı. Bazı kasabalarda Kırım tatarlarına bir balta ile testere vererek: "Alın size ağaç ve aletler istediğiniz gibi ev inşa ediniz." demişler. Yani güya Kırım Tatarlara ev inşa etmeye ve hayvan yetiştirmeye müsaade ettiler. Bazı belgelerinde dalga geçermiş gibi Kırım Tatarlarına domuz yetiştirmeye teklif edildiğini okudum. Arşivlerde bulduğum KGB tarafından sorgulanan Kırım Tatarlarının ifadelerini de yazmıştım.

Arşivde okuduğunuz belgelerden hangisi sizi en çok etkiledi?

Hepsi. Her bir belgeyi okumak çok zordu. İnsanlar yerleştirildiği yerden biraz uzaklaştığı için gözaltına alındı ve kaçmakla suçlanarak uzun yıllar boyunca hapiste tutuldu. Aslında onların aklına kaçma gibi bir şey gelmedi. Veya bir kadının laf arasında "Naziler bile bize böyle kötü muamele yapmadı" dediği için vatana ihanetle suçlanarak 25 yıl hapis cezasına çarptırıldığını okuduğunuzda ne hissedebilirsiniz? Yaşlılar, kadınlar 8, 10, 15 yıl hapis cezalarına çarptırıldı.

Yaptığınız açıklamalar, yazdığınız makaleler dolayısıyla size baskı yapıldı mı?

Bunlar için çok baskı gördüm. Kırım Tatarlar halkına vatanına dönmesine izin verilmeli, adaletsizliğin yok edilmesi gerek dediğim için bir çok kez yetkililerden azar işittim. "Sanukov hain ve hainleri koruyor" diye baya yaygara çıkardılar. Makalemi "Mariyskaya Pravda" gazetesinde yayımlamadılar. Defalarca "sohbetler" çağrıldım. Ama tüm bunlar beni durduramadı, işime devam ettim. Bana göre tüm halk hain olamaz, hainlerin her halkta olabileceğini anlatmaya çalıştım. Fakat Savyetler Birliğinde o dönemde Kırım Tatar olmak bile bir suçtu.

Kırım'ı hiç ziyaret ettiniz mi? 

Evet. Birkaç kere gittim. Orası bir cennet. Kırım sayesinde çocuğum oldu. Eşimin hastalığı nedeniyle uzun yıllar boyunca çocuğumuz olmadı. Ama Kezlev'de gördüğü tedaviden sonra kızım dünyaya geldi.

Haberin Kaynağı: QHA

Facebook sayfamızı beğenin, takipte kalın...

Yorumlar