Kırım Saati'nin 19 Mayıs'taki yayın konuğu Kutlu Altay Kocaova oldu

Kırım Saati‘nde Kutlu Altay Kocaova ile 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı konuşuldu.-

Kurultay

Kırım Saati'nin 19 Mayıs'taki yayın konuğu Kutlu Altay Kocaova oldu

Kırım Saati'nde Kutlu Altay Kocaova ile 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı konuşuldu.

Kırım Saati programının 19 Mayıs 2020'deki yayınkonuğu "Bozkırın İsyanı", "Türkistan'dan Hindistan'a Uzun Yolculuk ve "Bozkırın Savaşçısı" kitaplarının yazarı, eğitimci, tarihçi Kutlu Altay Kocaova oldu.

Kutlu Altay Kocaova, 19 Mayıs'ı oluşturan sebeplerden başlayarak 1919 dönemi hakkında bilgi verdi. Kocaova, Atatürk'ün düşünce ve hedeflerini şöyle anlattı:

"Atatürk, İstanbul'a gelmeden önce İngillizler'e sert bir tavır içerisindeydi. İstanbul'a geldikten sonra birinci plan olarak buradaki İngiliz etkisini görünce planlarını uygulamak için daha yumuşak bir politika uygulamaya geçti. Atatürk'ün İstanbul'a geldikten sonra İngilizler'e sert bir üslup takınmamasının nedeni İstanbul'a giriş ve çıkışların İngiliz onayına, vizesine bağlı olması. Atatürk'ün burada hareket alanı kısıtlı, manevra prensibini uyguluyor.

"ATATÜRK'ÜN İLK HEDEFİ, OSMANLI-TÜRK ORDUSUNUN DAĞITILMASINI ÖNLEMEK"

Atatürk'ün ilk hedefi Harbiye Nazırı (Savunma Bakanı) olmak. Eğer Savunma (Savaş) Bakanı olursa Osmanlı-Türk birliklerin dağılımını, silahların teslimini engellemeyi planlıyor. İlk düşüncesi Osmanlı-Türk ordusunun (dağıtılmasını) terhisini engellemek, kitle olarak tutulmasını sağlamak, işgali engellemek. Ancak Harbiye Nazırı olarak kabineye girme imkanı bulamıyor. Bu planında başarısız oluyor. Atatürk,daha sonra ihtilalci ve bir yer altı örgütü olan Ayyıldız Cemiyeti'ni kuruyor. Yine Ayyıldız Cemiyeti ile Osmanlı ordusunun dağıtılmasını ve işgalleri engellemeyi hedefliyor. Toplamda 4 farklı işgalleri durdurma planı yapıyor."

"ATATÜRK'ÜN VAHDETTİN İLE OLAN KONUŞMASI ÇOK MANİPÜLE EDİLDİ"

Atatürk'ün Sultan Vahdettin ile konuşmasının çok manipüle edildiğine değinen Kocaova; Amasya'da bulunan 9. Ordu Müfettişi Mustafa Kemal Paşa'ya örtülü ödenekten ödeme yapıldığına ilişkin belge hakkında şu bilgileri aktardı:

"Aslında bu basit bir belgedir. Haziran 1919 tarihli bu belgede 'örtülü ödenek' ifadesinin bulunması önemlidir. Amasya Genelgesi henüz ilan edilmemişti. Havza Genelgesi yayınlanmıştı ancak Havza Genelgesi ile henüz İstanbuldaki bağlar kopmuş değil. Atatürk, Havza Genelgesi ile İzmir'in işgalini lanetledi. Sonra halk protesto mitingleriyle bütün işgalleri protesto etmeye davet edildi. Herhangi bir silahlı hareket olmadığı için İstanbul Hükumeti'ni henüz rahatsız edecek birşey yok.

İstanbul hükumetinin tepkisi, Amasya Genelgesi ile çekildi, çünkü burada İstanbul hükumeti açıkça suçlandı ve savaştan, silahlı mücadeleden söz edildi. İngilizlerin tepkisi çekilerek İstanbul hükumeti ile bağlar koparıldı."

"VAHDETTİN PENCERESİNDE İNGİLİZ ZIRHLILARININ OLDUĞU ESİR BİR PADİŞAH&8230;"

Kocaova, Atatürk'ün, Sultan Vahdettin ile görüşmesi ve Milli Mücadele'ye destek iddialarına yönelik şu ifadeleri de ekledi:

"Atatürk'ün konu hakkındaki konuşması çok kolay anlaşılırdır. 24 Nisan 1920 tarihinde meclis konuşmasında da kaydedildiği gibi Vahdettin çaresiz kalarak Atatürk'ten yardımcı olmasını istemiştir. Burda Vahdettin'de basit bir temenniden ötesi yok. Vahdettin mücadeleye ilişkin inisiyatif kullanacak, hareket edecek tabiatta biri değil. Vahdettin penceresinde İngiliz zırhlılarının olduğu, esir bir padişah. Vahdettin'in bir başka özelliği de sıkı bir İttihat Terakki düşmanı olması.

O dönemde Milli Mücadele İttihatçı bir hareket olarak görüldüğü için Vahdettin'in Milli Mücadele'ye destek olması, inisiyatif alması mükün olan bir kişi değil. En fazla temennide bulunabilir."

"ATATÜRK'ÜN HAREKETE GEÇMESİYLE DIŞ BASIN DA HAREKETE GEÇTİ"

Kocaova, 1919 yılında Atatürk'ün Milli Mücadele için harekete geçmesiyle dönemin İngiliz ve Amerikan basının da harekete geçtiğine değindi. Anadolu'nun durumunu içeren haberlerden, yabancı devletlerin Anadolu'ya bakış açısının da anlaşıldığını belirten Kocaova şunları kaydetti:

"Dış basın henüz Sivas Kongresi'nde alınan kararları, cumhuriyetin ilanı ve yeni bir devletin kuruluşu olarak yazıyorlar. Sivas Kongresi'nin kararları için 'Anadolu Cumhuriyeti kuruluyor. Atatürk de cumhurbaşkanı seçildi' ifadelerini kullanıyorlar. Sevmedikleri tamamen, çok belli oluyor. Zaman zaman hakarete varan ifadeler kullandıkları görülüyor. 'Ermeni düşmanı', 'katil' diyorlar, Bu öfkenin savaş zamanın getirdiği dizginlenemeyen düşman imgesinden kaynaklandığı anlaşılabilir. Sürekli Atatürk için Türk milliyetçisi lider, asi general, milliyetçi isyancı general ifadeleri kullanılıyor, faaliyetlerinden bahsediliyor.

1919'da Atatürk'ün Samsun'dan sonraki faaliyetleri de dış basının son derece ilgisini çekiyor. Faaliyetler beklenmedik hamleler olarak görülüyor.

"19 MAYIS İLE İNGİLİZ YANLISI HÜKUMETİN ETKİSİ KIRILIYOR"

"Atatürk 19 Mayıs'ta Samsun'a çıktıktan sonra Milli Mücadele sistemleşti ve organize olma sürecine girdi." diyen Kocaova, "İstanbul'da İngiliz yanlısı bir hükumet ve sadrazam mevcut. Bunların kırılması gerekli ve 19 Mayısla bu kırıldı." dedi.

Atatürk'ün gençlere armağan ettiği 19 Mayıs'ın milli bir bayram olarak kutlanmasını ise geç bir tarih olarak tanımlayan Kocaova, "Kanun, spor kuluplerinin meclise yaptığı yasa teklifi ve kabulüyle kanunlaşıyor. 'Gençlik ve Spor Bayramı' olarak teklif ediliyor, 'Atatürk'ü Anma' ise çok daha sonraki tarihlerde ekleniyor." dedi.

KOCAOVA: "SOVYET YARDIMI" İFADESİ ÇOK YANLIŞ

"Kurtuluş Savaşı denilince Sovyet yardımı sık sık gündeme getirilir." diyen Kocaova konuya ilişkin şu değerlendirmeleri yaptı:

"Aslında Sovyet yardımı ifadesini kullanmak çok yanlıştır. Çünkü yardım karşılıksız yapılan birşeydir. Biz burada söz edilenlerin karşılığını fazlasıyla verdik. Kaldı ki Lenin kendisine ait bir şeyi bize vermedi. Türkmenistan ve Azerbaycan Türklerinin verdiği altınların bir kısmını gönderdiler. Kendilerinden verdikleri şey ise beyaz Ruslardan aldıkları silah ve cephane idi. Biz her şeyin karşılığını misliyle verdik. Batum'la, Nahçivan dahi bırakıldı. Genel olarak da Türklerden aldıklarını Sovyetler veriyormuş gibi gösterip onda birini gönderdiler."

"19 MAYIS TÜRK'ÜN DİRİLİŞ GÜNÜDÜR"

Kocaova sözlerini şu ifadelerle tamamladı:

"19 Mayıs Türk'ün dirilişidir. 18 Mayıs'ın ertesi günü olması çok anlamlıdır. 18 Mayıs nasıl Türk dünyasının kara günü ise 19 Mayıs da diriliş için harekete geçme günüdür. Şuna son derece inanıyorum ki; bir gün 19 Mayıs'ı Kırım'da, Karabağ'da Doğu Türkistan'da Kerkük'te Batı Trakya'da kutlayacağız."

Haberin Kaynağı: QHA

Facebook sayfamızı beğenin, takipte kalın...

Yorumlar