Kasparov: Putin, faşist ideolojinin tüm unsurlarına sahip bir diktatördür

Rus muhalif siyasetçi, Özgür Rusya Forumu daimi komitesi üyesi Garri Kasparov, Kırım Ukrayna'ya dönene kadar Rusya'nın tam anlamıyla bir demokrasi olamayacağını ve imparatorluk geçmişinden vazgeçemeyeceğini söyledi. Garri Kasparov, Ukrainska Pravda gazetesine verdiği demeçte, Kırım konusundaki tutumunun Aleksey Navalnıy başta olmak üzere birçok Rus muhalif siyasetçinin tutumundan farklı olduğunu kaydederek, şöyle konuştu:

Kurultay

Kasparov: Putin, faşist ideolojinin tüm unsurlarına sahip bir diktatördür

Rus muhalif siyasetçi, eski Dünya Satranç Şampiyonu Garri Kasparov, Kırım meselesi çözüme kavuşup, yarımada Ukrayna'ya dönene kadar Rusya'nın imparatorluk geçmişinden vazgeçemeyeceğini ve tam anlamıyla bir demokrasi haline gelemeyeceğini belirtti. Ayrıca Kasparov, büyük olasılıkla, gelecekteki özgür demokratik Rusya'da coğrafi sınırların mevcut sınırlardan farklı olacağı fikrini dile getirdi.

Rus muhalif siyasetçi, Özgür Rusya Forumu daimi komitesi üyesi Garri Kasparov, Kırım Ukrayna'ya dönene kadar Rusya'nın tam anlamıyla bir demokrasi olamayacağını ve imparatorluk geçmişinden vazgeçemeyeceğini söyledi. Garri Kasparov, Ukrainska Pravda gazetesine verdiği demeçte, Kırım konusundaki tutumunun Aleksey Navalnıy başta olmak üzere birçok Rus muhalif siyasetçinin tutumundan farklı olduğunu kaydederek, şöyle konuştu:

"Aleksey Navalnıy ile birçok siyasi anlaşmazlığımız var ve Kırım en hassas noktalardan biri. Kırım konusundaki tutumum, birçok Rus muhalifin tutumundan oldukça farklı. Bana göre Rusya, Kırım sorunu temelden çözülene ve Kırım Ukrayna'ya dönene kadar tam anlamıyla bir demokrasi olamayacak, imparatorluk geçmişinden kurtulamayacak. Bu benim pozisyonum ve bunu bir nebze bile değiştirmeyeceğim."

"PUTİN, FAŞİST İDEOLOJİNİN TÜM UNSURLARINA SAHİP BİR DİKTATÖR"

Kırım konusundaki tutumu nedeniyle Ukrayna'da Rus muhalif siyasetçi Aleksey Navalnıy'a karşı tutumun "daha çok negatif" olduğunu gördüğünü ifade eden Kasparov, Rusya'daki protestoların aslında Navalnıy'ın kişiliğinin çok ötesine geçtiği, Navalnıy'ın ülkede "Putin rejimine direniş sembolü" haline geldiği görüşünü dile getirdi.

"PUTİN YÖNETİMDEYKEN KIRIM MESELESİ GÜNDEME GELMEZ"

Putin yönetimdeyken, Kırım dahil hiçbir konunun gündeme getirilemeyeceğini söyleyen Kasparov, "Ukrayna'da Navalnıy'a karşı tutumun daha çok olumsuz olduğunu biliyorum. Ancak Putin varken Kırım meselesinin ve diğer herhangi bir konunun gündemde olmadığını anlamak gerekiyor. Putin, faşist ideolojinin tüm unsurlarına sahip bir diktatördür. Ancak varsayımsal bir Navalnıy ile ve genel olarak Rusya'daki herhangi bir değişiklikle, Kırım meselesi gündeme dönecektir." diye kaydetti.

"PUTİN'DEN DAHA KÖTÜSÜ OLAMAZ"

Rusya'nın günümüzde, saldırganlık ve faşizm ilkelerini açıkça savunan, tepesinde diktatör olan bir yapı tarafından yönetildiğini ifade eden Kasparov, "Putin'den daha kötüsü olamaz çünkü bu tek kişilik diktatörlüktür. Demokratik olmasa dahi, diyelim Sovyetler Birliği Komünist Partisi Politbürosu düzeyine geri dönen herhangi bir biçim bile çıkarlar dengesini öngörüyor. Birçok ailenin olduğu herhangi bir mafya yönetim modeli bile belli bir uzlaşma gerektirir, çünkü farklı çıkarlar vardır. Fakat yaşlanan diktatör daha büyük bir "doz" güce, saldırganlığa, cinayete başvurmak zorunda kalıyor. Uyuşturucu bağımlısı gibi. Bu nedenle, en tehlikeli ve saldırgan olan tek kişilik diktatörlüklerdir." şeklinde konuştu.

"GELECEKTEKİ ÖZGÜR DEMOKRATİK RUSYA'NIN COĞRAFİ SINIRLARI FARKLI OLACAKTIR"

Günümüzde Rusya'nın, "imparatorluğun çöküşüne yol açan kaçınılmaz bir tarihsel eğilim yakaladığını" söyleyen ve gelecekte Rusya'nın coğrafi sınırların mevcut sınırlardan farklı olacağını kaydeden Kasaprov, "Dünya değişti ve devasa imparatorluk oluşumlarının yaşayamayacağı açık. Rusya'nın sorunu şu ki, SSCB'nin dağılmasına rağmen asla normal bir federal devlet olmadı. Bir imparatorluk olarak kaldı. Ulus devlet oluşum süreci tamamlanmadı. Büyük olasılıkla, gelecekteki özgür demokratik Rusya'da coğrafi sınırlar mevcut sınırlardan farklı olacaktır. Bunda herhangi bir sorun görmüyorum." dedi.

YARIMADADA 7 YILDIR BASKI VE ZULÜM DEVAM EDİYOR

İşgalci Rus askerleri Kırım'a ilk olarak, 20 Şubat 2014 tarihinde girdi. Altı yıl önce bugün, sabahın erken saatlerinde plakaları sökülmüş askeri araçlar ve rütbe işaretleri taşımayan silahlı milisler Kırım'ın stratejik noktalarını ve hükûmet binalarını ele geçirmeye başladı.

Rus propaganda medyalarında "Kırım Özsavunması" oldukları iddia edilen, kamuflaj giymelerinden hareketle "kibar yeşil adamlar" olarak da adlandırılan Rus askerleri ve onların yanında gezen işbirlikçi milisler, yarımadanın kontrolünü yasa dışı olarak ele geçirdi. Rus propaganda mekanizmasınca işgal, sözde "bağlanma" adı altında legalleştirilmeye çalışılsa da dünya kamuoyu bu adımı asla tanımadı.

Rus işgaliyle adeta "açık hava cezaevi"ne dönüşen Kırım yarımadası, bir yandan silahlandırma hamleleriyle dünyayı tehdit eden askeri bir üs haline getirildi. Diğer yandan da işgale direnen Kırımlılar baskı mekanizmasının sürekli hedefi haline geldi. Yarımadada 2014'ten beri Rus işgalini onaylamadıklarını ifade eden ve tutumlarıyla belirten Kırım Tatarları başta olmak üzere Ukrayna'ya bağlı kalmak isteyenler, kaçırılmalarla, düzmece davalarla, keyfi baskın ve sorgularla korkutulmaya çalışılıyor.

SİLAHLARIN GÖLGESİNDE SÖZDE REFERANDUM

Rus işgalinin akabinde 2014 yılının Mart ayında düzenlenen sözde referandumda Kırım sakinlerinin yarımadanın Rusya'ya bağlanması konusunda iradesini "özgürce" tecelli ettiği ileri sürüldü. Avrupa Birliği ülkeleri, ABD ve dünyanın birçok ülkesi, Kırım'da yapılan sözde "kendi kaderini belirleme referandumunun" sonuçlarını kabul etmeyi reddetti. Ukrayna, Kırım'ı geçici olarak işgal edilen bölgesi olarak kabul ediyor.

Ukrayna Parlamentosu resmi düzeyde, 20 Şubat 2014 tarihini Kırım ve Sivastopol'ün (Akyar) Rusya tarafından işgalinin başlangıç tarihi olarak kabul etti. Dönemin Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroşenko, ilgili yasayı 7 Ekim 2015 tarihinde imzaladı.

Avrupa Birliği (AB) ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Rusya'nın Kırım'ı işgal etmesi ve Ukrayna'ya yönelik politikası dolayısıyla Rusya Federasyonu'na karşı yaptırımlar uyguladı. Kırım'ın işgalinden sonra Ukrayna'nın Donbas bölgesinde Rusya tarafından desteklenen teröristler ile Ukrayna askerleri arasında çatışmalar başladı.

RUS MUHALİF ALEKSEY NAVALNIY'IN KIRIM TUTUMU

Kırım'ın Rusya tarafından işgal edilmesinden sonra Ekim 2014'te Navalnıy, tüm uluslararası normlar ihlal edilerek ilhak edilse de Kırım'ın Rusya'ya ait olduğunu ve Ukrayna'ya geri dönmeyeceğini ileri sürerek, "Kırım, salamlı sandviç mi ki, onu ona-buna geri verelim" ifadesini kullanmıştı.

Navalnıy'ın Kırım'ın işgali ile ilgili daha önce yaptığı skandal açıklamayı değerlendiren Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmıtro Kuleba, "Ukrayna çıkarları açısından Aleksey Navalnıy'dan büyük beklentilerde bulunmamalıyız. Sandviçi ısırılmamış, taze bir şekilde iade etmek zorunda kalacaklarından eminim. Bu konuda bir yanılgı olmasın." şeklinde konuşmuştu.

Kuleba, Rus muhalif lider Navalnıy'ın Rusya Devlet Başkan Vladimir Putin'in düşmanı olduğu için Ukrayna'nın ona destek verdiğini belirterek, "düşmanımın düşmanı dostumdur" tabirini kullanmıştı.

NAVALNIY'A DESTEK PROTESTOLARI

Ülkedeki yolsuzluklara karşı verdiği mücadeleyle bilinen eski avukat Navalnıy, Kremlin önünde düzenlediği protestolarla tanınıyor.

Zehirlenmesinden sonra Almanya'da tedavi gören Aleksey Navalnıy, 17 Ocak 2021'de Almanya'dan döner dönmez Moskova'daki havaalanında gözaltına alındı ve ardından tutuklandı.

Putin rejimi tarafından tutuklanan Rus muhalif Navalnıy'a destek amaçlı 23 Ocak 2021'de yapılması planlanan protesto gösterileri ülkenin farklı noktalarından yüksek katılımla gerçekleştirildi. Gösteriler sırasında polisin sert müdahalesi ile 4 binden fazla kişi gözaltına alındı.

31 Ocak'ta devam eden gösteriler sırasında da aralarında onlarca gazetecinin de olduğu 5 binden fazla kişi gözaltına alınmıştı.

Haberin Kaynağı: QHA

Facebook sayfamızı beğenin, takipte kalın...

Yorumlar