İlham İsmayil: Ermenistan, provokasyon saldırılarını Rusya'nın desteğiyle yapıyor

Ermenistan’ın, Azerbaycan-Ermenistan sınırındaki Tovuz’a gerçekleştirdiği provokatif saldırısı sonucu çıkan çatışmalarda, Azerbaycan ordusundan 4 asker şehit oldu. Bölgede Rusya’nın ve Kolektif Tehlikesizlik Anlaşma Teşkilatı (Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü KGAÖ) üyesi ülkelerin desteğini alarak provokatif tutum sergileyen Ermenistan, zaman zaman ateşkesi bozuyor ve bunu da planlı bir şekilde yapmaya devam ediyor. Karabağ Savaşı emektarı, eski Azerbaycan Cumhuriyeti Milli Güvenlik Bakanlığı Daire Başkanı Emekli Yarbay İlham İsmayil, bölgedeki son gelişmeleri ve Ermenistan’ın saldırısının Türkiye’nin Ayasofya kararından sonra Rusya’nın bir kışkırtması sonucu gerçekleşmiş olma ihtimalini Kırım Haber Ajansına değerlendirdi.

Kurultay

İlham İsmayil: Ermenistan, provokasyon saldırılarını Rusya'nın desteğiyle yapıyor

Ayyıldız Huri KAPTAN / QHA Ankara

İlham İsmayil, ilk olarak sınırda baş gösteren hadiselerin Rusya'nın kışkırtması ile mümkün ve olağan olduğunu ancak Ayasofya kararı ile bir ilgisi olmadığını düşündüğünü kaydetti.

ERMENİSTAN, DÜNYA KAMUOYUNA AZERBAYCAN ALEYHİNDE NELER YANSITIYOR?

İlham İsmayil, "Ermenistan her zaman Dağlık Karabağ'daki durumu ve Karabağ'a ait olmayan sınırlarda gerçekleştirdiği hadiseler ile Azerbaycan'ın aleyhinde görüntü yaymak için bu tahribatları yapıyor. Ermenistan'ın asıl amacı buradaki olumsuz olayların sorumluluklarını Azerbaycan'a yıkmak. Ermenistan Azerbaycan'ı, dünyaya zaman zaman 'hücum yapıyor, mesuliyetinde olmayan bir yere müdahale ediyor, Ermenistan'a saldırıyor' şeklinde göstermek amacıyla, belli aralıklarla bu provokasyonları, tahribatları tekrarlıyor." diyerek Ermenistan'ın provokasyon amaçlarını özetledi.

RUSYA'NIN ERMENİSTAN'I KIŞKIRTMA AMACI NE?

İlham İsmayil sözlerine şöyle devam etti:

"Ermenistan, son 1 yıldır Karabağ devlet sınırlarına ait olmayan, Gürcistan'a yakın Tovuz gibi bölgelerde bu hamleleri deniyor. Azerbaycan'ı dünyaya tecavüzkar ve saldırgan göstermek istiyor. Rusya'nın kışkırtması burada muhakkak ki var. Neden var? Rusya, Ermenistan'ın sınırlarını kontrol ediyor ama Ermenistan-Azerbaycan ile sınırlarını kontrol edemiyor. Rusya'nın Karabağ olmadan bu sınırlara kendi silahlı güçlerini gelip yerleştirmesi mümkün değil. Bu amacını gerçekleştirmek için şüphesiz Rusya'nın kışkırtması da sürüyor."

Emekli Albay İsmayil, "Sovyet ordusunun Azerbaycan'dan çıkmasıyla bu bölgede işgalini sürdüremeyen Rusya'nın buradaki asıl amacı, sınırlara kendi silahlı güvenlik güçlerini yerleştirmektir. Bu amaçlarla en sonki Tovuz bölgesindeki gibi devlet sınırı dışında bu tahrikler özellikle destekleniyor." değerlendirmesinde bulundu.

Benzer haber: Ermenilerin saldırısı ne anlama geliyor: Türkiye'nin Ayasofya kararına karşı Rus misillemesi mi?

ERMENİSTAN, KGAÖ'YE GÜVENİYOR

Ermenistan'ın bu tahribat ve provokasyonlarını Rusya'nın iznini ve kışkırtmalarını beklemeden de ara ara yapabildiğini açıklayan İsmayil, "Bunu da yine aralarında Rusya, Ermenistan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan'ın bulunduğu Kolektif Tehlikesizlik Anlaşma Teşkilatı (Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü KGAÖ) var, ona güvenerek yapıyor." dedi.

ERMENİSTAN, AZERBAYCAN'I DÜNYAYA İSTEDİĞİ GİBİ GÖSTERMEYE ÇALIŞIYOR

İsmayil, bu birliğin bu ortaklığı olan ülkelerden herhangi birinin saldırısında ona yardımda bulunduğunu, Ermenistan'ın da Azerbaycan'ın Dağlık Karabağ devlet sınırında kasıtlı olarak bu saldırıları yaptığını, aynı zamanda bu birliği arkasına alarak dünyaya Azerbaycan'ı istediği gibi göstermek istediğini ifade etti.

İlgili haber: Bakan Çavuşoğlu: Türk milleti olarak tüm imkanlarımızla Azerbaycan'ın yanındayız

AZERBAYCAN BÖLGEDE SAKİNLİĞİNİ KORUYOR, ERMENİSTAN PROVOKASYONLARINI YİNELİYOR!

İsmayil, Azerbaycan'ın Rusya ve Ermenistan ile ortaklığı olan bu ülkelere karşı bu bölgede sakinliğini korumaya çalıştığını, sakinlik korundukça Ermenistan'ın bu saldırılarını yinelediğini belirtti.

TOVUZ BÖLGESİNDE GÜVENLİK HAKİMİYETİ

İsmayil, 12 Temmuz itibarıyla çatışmaların yaşandığı Tovuz bölgesine dair şu bilgileri aktardı:

"Tovuz bölgesi Azerbaycan'ın batı bölgesi sayılır. Sınır olarak Gürcistan'a daha yakın bir bölgedir. Ermenistan'la 24 kilometreye yakın çok uzun bir sınırı bulunmaktadır. Azerbaycan tarafından Tovuz bölgesinde durum kontrol altına alındı ve normale döndürüldü. Son Ermeni saldırısının gerçekleştiği 12 Temmuz 2020 gecesi buradaki çatışmalar sürdü. Bu çatışmalar sonucu bir üsteğmenin daha şehit olmasıyla Azerbaycan'ın şehit sayısı 4'e yükseldi.Doğruluğu kesin olmamakla birlikte Ermenistan tarafından sadece yaralıların olduğu bilgisi aktarıldı.

Benzer haber: Azerbaycan-Ermenistan sınırındaki çatışmalarda bir üsteğmen şehit oldu

Düşmanın bu bölgede provakosyonun karşısında durmanın yegane bir yolu varsa o da; her şeyi Karabağ cephesine geçirmektir. Çünkü bizim topraklarımızdır, biz bu toprakları işgalden azat ederken ne Rusya'nın ne de başka bir üçüncü kuvvetin gelmesi mümkün değil. Bu topraklar bizim ulusal hukuk olarak hakimiyet haklarımız içerisindedir."

İsmayil, bu bölgelerde profesyonel askeri birliklerin bulunmasıyla bölgenin güvenlik kontrolünün hakimiyet altına alındığını kaydetti.

TÜRKİYE'NİN DESTEĞİ

İsmayil, Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun 13 Temmuz sabahı Türkiye'nin Azerbaycan'a desteği ile her zaman Azerbaycan'ın yanında olduğunu vurguladığı açıklamasından duyulan memnuniyeti ifade etti.

SALDIRIYI KIŞKIRTAN ODAK KREMLİN Mİ?

Türkiye Cumhuriyeti, iç politikada yapmış olduğu hamlelerle uluslararası arenada ses getirmeye devam ediyor. 10 Temmuz 2020'de Danıştay'ın 1934 yılındaki Bakanlar Kurulu kararını iptal ederek Ayasofya'ya yeniden cami hüviyeti kazandırması, UNESCO'dan ABD'ye, Yunanistan'dan Rusya'ya pek çok çevreden tepki aldı. Özellikle, dış politikada Türkiye'nin her hamlesine karşı zıt mevzide yer alan Rusya'nın Ayasofya tavrı kimseyi şaşırtmadı. Nitekim, Türkiye'nin bu kararı almasından sadece iki gün sonra Ermenistan'ın Azerbaycan ordusuna yönelik, ateşkesi ihlal ederek kışkırtıcı saldırısı akıllara hamisi Rusya'nın Ayasofya misillemesi olabilir mi sorusunu getirdi.

SALDIRIYI KIŞKIRTAN ODAK KREMLİN Mİ?

Rusya Federasyonu, dünyanın tüm istikrarsız coğrafyalarında (Suriye, Libya, Kırım, Dağlık Karabağ, vb.) savaşı körükleyerek çatışmadan nemalanma siyaseti yürütüyor. Bunu konuya en bariz örnek, şüphesiz 2014 yılında işgal ettiği Kırım'da Wagner isimli paralı asker şirketi üzerinden örtülü operasyonlar yürüterek, dış politikada elini güçlendirmesi gösterilebilir. Kremlin, aynı paralı askerleri, Ukrayna'nın doğusundaki Donbas'ta, Suriye'de şimdi de Libya'da kullanmakta. Nitekim, Ermeni işgali altındaki Dağlık Karabağ'da da meşru ve gayrimeşru yollarla bölgesel istikrarı tehdit ederek çatışmaları alevlendiren Rusya'nın, Ermenistan'ın son dönemdeki saldırısında da parmağı olduğunu beklemek güç olmaz. Özellikle, sosyal medyada pek çok kullanıcı, Ermenistan'ın Azerbaycan'a saldırmasını, Türkiye'nin Ayasofya tutumuna karşı bir misilleme olarak değerlendirdi.

Ayasofya konusunda tepkisini sadece "Türkiye'nin iç meselesi" olarak değerlendiren Kremlin'in, işgal ettiği Kırım ile Suriye, Libya ve dünyanın değişik çatışma alanlarında ülkelerin iç meselelerine müdahil olması ve savaşı körüklemesi, dünya ülkelerinin gözünden kaçmadı ve Moskova'nın ikircikli siyasetini gözler önüne serdi.

RUSYA'DA TÜRKİYE NEFRETİNİ ORTAYA ÇIKARAN EYLEMLER!

Türkiye, 10 Temmuz 2020'de tarihi bir karar alarak, Ayasofya'nın yeniden cami olarak kullanıma açılmasıyla ilgili karar aldı. Dış dünyada Türkiye'nin bu kararı bir dizi tepkiye neden oldu. Özellikle Rusya resmi kanattan her ne kadar "Türkiye'nin iç meselesidir" yorumunu yapsa da Rus Ortodoks Kilisesi tarafından 12 Temmuz 2020'de yapılan açıklamada, "Karar büyük ayrışmalara yol açabilir." şeklinde bir yaklaşım sergilendi. Hemen arkasında da Rusya'daki radikal komünistler  "Türkiye'ye seyahat etmeyin!" çağrısı yaparak Türkiye'ye duyu

Bakan Çavuşoğlu: Türk milleti olarak tüm imkanlarımızla Azerbaycan'ın yanındayız

Haberin Kaynağı: QHA

Facebook sayfamızı beğenin, takipte kalın...

Yorumlar