Erşat Salihi: Türkiye bizi bıraktı, Azerbaycan ise özellikle hiç sahip çıkmadı

Irak Türkmen Cephesi Genel Başkanı ve Kerkük Milletvekili Erşat Salihi, Azadlıq radyosuna verdiği mülakatta acı konuştu. Musul operasyonunyla ilgili açıklamalarda bulunan Türkmen lider, kendileri için büyük tehlikenin mezhepçilik olduğuna dikkat çekti.

Kurultay

"Türkiye bizi bıraktı, Azerbaycan ise..."

Irak Türkman Cephesi lideri Erşat Salihi, Azerbaycan'da yayınlanan Azadlıq Radyosuna Musul'da yaşanan gelişmeler hakkında mülakat verdi. Daha önce Kurultay gazetesi röportajında da dikkat çektiğimiz konuya burada değinen Türkmen lider, "Türkiye bizi bıraktı, Azerbaycan ise 

Salihi sözlerine şöyle başlayarak, soruları cevaplandırdı:

(Mülakatta ortak Türkçe kullanılmıştır: Anadolu Türkçesi, Azerbaycan Türkçesi ve Türkmen dili)

- İki yıldır, Musul IŞİD-in elindeydi. Şimdi Irak ordusu beş yandan Musul üzerine saldırıya geçti. Artık bazı köyler IŞİD'den alınıp, bazı yerlerde ise teröristler kendileri bölgeyi terk edip gidiyorlar. Ancak görünen odur ki, bu işlem kolay bitmeyecek. Belki de bir kaç ay sürebilir. Çünkü teröristler bazı yerleri terk eleseler de, öyle araziler var ki, orda direnç gösterirler. Hem de çoklu intiharçıları var. Partlayışlardan yararlanırlar. Ama Irak ordusu anda kızgın operasyonlar geçiriyor.

- Musul ile irtibatta mısınız?

- İlişkiler çok azdır. Çok az kişiyle ilişki kurmaya çok az iletişim cihazları var. Cemaatle iletişime olmuyor. Türkmenlerin büyük bir bölümü IŞİD korkusundan oradan çıkıp. Türkiye'ye, Kerkük'e, Irak'ın başka yerlerine gidenler oldu.

- Bu iki yılda Irak yönetiminin Mosulu kurtarmak planı olmuşdumu?

- Yok, Irak yönetiminin bu süreçte bile isteği de olmamıştı. Çünkü IŞİD elinde Irak'ın başka bölgeleri de vardı. Ona göre Musulla bağlı bile plan olmamıştı. Bu toprakları alıp sonradan biz taraflara gelmeyi düşünüyorlardı. Musul coğrafi açıdan da hassas bir bölgede bulunmaktadır. Hem Türkiye sınırına yakın, hem de Suriye'ye.

- Musul operasyonunda Irak ordusu, peşmerge orduları yer alıyor. Peki, bu operasyonda Türkmenlerin rolü nedir?

- Biz bu işlemlere katılmaktan dolayı Irak hükumetine müracaat ettik. Ancak bize silah verilmedi. Ona göre Türkmenlere kendi kendini silahlandırmak zorunda kaldı. Musul'da, az sayıda olsa da, Türkmenler de savaşıyor. Musul'un içinde operasyon başlasa, Türkmen birlikleri de kendi arazileirne girecek.

- Musul operasyonu başladıktan beri bu birkaç günde Türkiye ordusunun da operasyonlarda katılımı meselesi hakkında çok tartışmalar oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan da dedi ki, Türkiye'nin Irak'la 350 kilometre sınırı var, Türkiye askerleri Musul operasyonunda yer almalıdır.

- Türkiye Silahlı Kuvvetleri Başika bölgesindedir. Irak hükumeti de Türkiye askerlerinin o bölgede olmasını kabul etmiyor. Ancak Türkiye de PKK'ya göre rahatsızdır. Türkiye Irak hükumetinden PKK'nın Sincar bölgesinden çıkarılmasını istiyor. Çünkü o arazi Türkiye ile sınırdır. Maalesef, bu yüzden Irak'la Türkiye arasında anlaşmazlık hala devam etmektedir.

- Bazı politikacılar Musul'un da Helep'in kaderini yaşayacağını söylüyor. Siz nasıl düşünüyorsunuz, böyle benzerlikler var mı, farklar nedir?

- Musul'un Halep gibi olacağını düşünmüyorum. Çünkü Halep'i Esed rejimi ile Rusya da vurur. Musul'da durum o dereceye çatmaz. Çünkü halkın da içinde direniş, direniş ruhu var. Hem de IŞİD de bir projedir, belli bir dönem için geliştirilmiştir. Zamanı gelince bölgeden çıkacak.

- BM Musul'dan 100 bine yakın kişinin mülteci düşüp Türkiye ve Suriye'ye sığınacağını öngörüyor... Musul'dan göç başlayıbmı?

- Evet, bu tür beklentiler var. Operasyon çok uzarsa, Musul'un içinden mülteci düşenler de çok olacaktır. Şimdiye gibi Musul'dan 50 bin kadar kişi kaçtı. Ancak daha çok göçmen bekleniyor. IŞİD kaçmaya mecal vermez. Cemaat kendisi bir yol bulup çıkıyor.

- Kerkük'ü Musul'un arasında ne kadar mesafe var? Orda yaşananları Kerkük'te halk nasıl izliyor?

- Kerkük ile Musul'un arası 200 kilometredir, iki saatlik bir mesafedir. Ben şimdi Kerkük'ten konuşuyorum. Türkmenler olarak bölgemizde çok rahatsızız. Tüm Türkmen bölgelerinde yaşanan oyunların hiç biri, ne yazık ki, Türkmenlerine lehine yok, tamamen karşı tarafın lehinedir. Dünya devletlerinin hiçbiri Kerkük'e yardım göstermedi. Irak Türkmenleri sahipsizdir. Ancak biz kendi dilimiz, edebiyatımız, kültürümüzle direnç gösteriyoruz.

Türkiye de bizi bırakıp. Azerbaycan ise, özelilike, bıraktı, sahip çıkmadı. Defalarca Azerbaycan hükumetine seslendim ki, burada senin halkın var. Bakü'deki Türk, Kerkük'teki Türk gibi konuşuyor, hiçbir farkımız yok. Ama şimdiye kadar başımıza gelenlerle ilgili sayın İlham Aliyev'den kınama mesajı da görmedik. Irak Türkmenlerinin başkanı olarak, beni bir kere olsun o taraflara davet etmedi. Tüm Azerbaycan halkımıza selamlar gönderiyorum.


- Şimdi herkesi Musul'un özgür olmasına kadar çekeceği düşündürüyor. Askeri operasyonların aylarca, hatta yıllarca devam edeceğini öngörüleri de var.

- Öyle görünüyor ki, bu iş biraz uzun çekecek, kolay bitmeyecek. Bölgede uzun, zor bir savaş olacaktır. Savaştır, savaşta helak olanlar da, yaralılar da fazla olacaktır. Çünkü intiharçılar da patlamalarla saldırıyor. Birkaç yerde hem ordudan hem de peşmergeden kayıplar da oldu.

- 15 Ekim'de Irak Başbakanı Haydar al-Abadi Kerkük'e gelmişti. Başbakan Türkmelerle görüştümü? Bu görüşe «Türkmaneli» televizyon kanalının çekime bırakılmaması da sosyal ağlarda tartışmaya dönüştü.

- Sayın Başbakan al-Abadi'yi Kerkük'e herkesten çok ben davet ettim. Ona Kerkük'e gelmesinin önemli olduğunu bildirmişim. Ama öyle zamanda gelmişti ki, o zaman biz Kerkük'te yok, Bağdat'ta idik. Bizim haberimiz olmadan gelmişti. Bu görüşmede Türkmenlerin temsilcilerinin olması gerekiyordu. Doğru, Türkmen televizyonundan da oraya bırakmamışlardı. Bu da Türkmenlerin tepkisine neden olmuştu.

- Sayın Salihi, son çıkışlarınızda Türkmenler arasında mezhep ayrılığına yol verilmemesi çağrısı yaptınız. Türkmenler arasında böyle bir tehlike var mı?

- Türkmenler arasında hem Sünniler, hem Şiiler var. Ama biz Irak Türkman Cephesi olarak hep şunu söylüyoruz ki, büyük devletlerin büyük mezhep projelerine, oyunlarına alet olmamalıyız. Biz Türküz. Yeter ki, hepimiz "Türk" kelimesinin altında birleşelim. Çünkü, bazı nefsi zayıf insanlar Türkmenleri "Şii" - "Sünni" diye bölmek istiyorlar. Bu da bize çok zarar verebilir. Arapların içinde olduğu gibi. "Türk" kelimesinin varlığı altında Bakü'deki, Kerkük'teki, Ankara'daki, Kırım'daki, Balkandakı Türk bir kimliklerin altında toplanmalıdır.

- Türkmenlerin daha büyük ölçekli operasyonlarda katılımı gözlenilirmi? Gelecekle ilgili gözlentileriniz nedir?

- Irak hükumeti bize destek verirse, biz de nizami şekilde operasyonlarda yer almak istiyoruz. Ancak hükumet bize o desteği vermiyor. Orda Türkmenler de savaşıyor, ancak isterdik ki, daha büyük gruplarımız olsun. Ancak ne yazık ki, izin verilmedi. Gelecekle ilgili gözlentilerimiz odur ki, Ankara ile Bağdat arasındaki kriz sona ersin. Çünkü bu durumda Irak Türkmenlerinin de konumu zayıflıyor. İki devlet arasında kalmış gibi oluyoruz.

- Şimdi Türkmenlerin sesi Irak'ta nasıl duyuluyor?

- Kerkük'ün Türkmen şehri olduğunu dünya da, Irak da, herkes bilir. Ancak bugün siyaset farklı sonuçlar ortaya koyuyor. Kerkük, Irak'ın içinde Türkmen bölgesinin başkenti sayılır. Hep Irak parlamentosunda de hukukumuzu dillendirdik. Başbakandan de haklarımızı istedik. Hep de haklarımız uğruna mücadelemizi sürdüreceğiz.

Facebook sayfamızı beğenin, takipte kalın...

Yorumlar