AYB Başkanı Ömeroğlu: Ermenilerin yakıp yıktığı Karabağ'ı Türkler kültür ve sanatla yeniden imar edecek

Avrasya Yazarlar Birliği Başkanı Doç. Dr. Yakup Ömeroğlu, Azerbaycan'ın galibiyeti ile sonuçlanan II. Karabağ Savaşı'na dair Kurultay Gazetesi'ne özel değerlendirmelerde bulundu. Azerbaycan ile Ermenistan arasında 27 Eylül 2020'de başlayan 2. Karabağ Savaşı, Azerbaycan'ın kutlu zaferi ile sona erdi. Azerbaycan ve Türkiye halkları tarafından aracı olarak arzu edilmese de Rusya'nın rehberliğinde 10 Kasım 2020 tarihinde masaya oturan taraflar, işgalci Ermeni kuvvetlerin Dağlık Karabağ'ın tamamına yakınını boşaltması yönünde bir karar alarak ateşkes imzaladı. Karabağ, eskisi gibi tekrar Türk yurdu oldu. Azerbaycan işgalden kurtardığı topraklarda tekrar medeniyeti yükseltecek projelere başladı bile. Hiç şüphesiz bu medeniyetin yükselişinde en büyük pay kültürle, edebiyatla ve sanatla gerçekleşecek.

Kurultay

Avrasya Yazarlar Birliği Başkanı Kurultay'a konuştu

Gül Bingöl Çolak / Kurultay - Ankara

Yaklaşık 30 yıl süren esaret döneminden sonra ana vatana katılan Dağlık Karabağ, stratejik ve politik yönünün yanı sıra kültürel yönüyle de tarih boyu Türk Dünyası için kritik bir önem arz etti. Zafere ilişkin Kurultay Gazetesi'ne mülakat veren Avrasya Yazarlar Birliği Başkanı Doç. Dr. Yakup Ömeroğlu, zaferinin dününe, bugününe ve yarınına değinerek, sanat ve edebiyatın bölgedeki öneminden bahsetti.


Avrasya Yazarlar Birliği bünyesinde ömrünü Türk Dünyasının kültür değerlerini yaşatmaya adayan Ömeroğlu, Karabağ'ın Türk Dünyası için öneminden ve bölgedeki hakim kültürden bahsederken, bugün Ermenistan denilen topraklarda bile yakın geçmişte Ermeni nüfusun çok az olduğuna, başka bölgelerden Ermenileri nakledilip çoğunluğun sağlandığına dikkat çekti. 

İşte Doç. Dr. Yakupoğlu ile gerçekleştirdiğimiz mülakat:


- Kafkas halkları Ermenilerin bir Kaskas milleti olmadığına vurgu yaparlar. Bugünkü Ermenistan adlı sınırlarda ve Karabağ'da da hiç Ermeni egemenliği olmadığını tarih bize aktarıyor. Kafkasya Ermeni sorunuyla nasıl karşı karşıya kaldı?


"Karabağ bölgesi etrafındaki diğer bölgelerle birlikte Türk tarihinin ayrılmaz parçalarıdır. Bütün dünya biliyor ki, yalnız Karabağ toprakları değil bugün Ermenistan olarak ilan edilen bölgeye bile dışarıdan nüfus taşınarak bölgede ekseriyet elde edilmeye çalışılmıştır. Güney ve Kuzey Azerbaycan'ı ayıran Türkmençay antlaşmasında açık madde var. Bu antlaşmaya göre güneyde yani bugünkü İran arazisinde kalan Ermenilerin, Erivan civarına göç ettirilmesi hakkında özel madde konulmuştur ve bu madde uygulanmıştır. O dönemde 1 milyon 3 yüz bin Ermeni'nin bugünkü Ermenistan topraklarına göç etmesi sağlanmıştır. Hatta edebiyat tarihine de geçen şöyle bir hadise yaşanmıştır: Biliyorsunuz, Rus edebiyatının kurucusu sayılan Puşkin, Erzurum'a kadar uzanan bir seyahat gerçekleştirir. Bu seyahatinde Güney Azerbaycan'a da gider. Orada Ermenileri, Kafkas'a göndermeye çalışan Rus Albayı öldürülür. Öldüren kişinin hanımı Ermeni'dir ve bu Albay eşinin ve çocuklarının Kafkasya'ya göç ettirileceğini söyleyince adam, karşı çıkar. Albay baskıları artırınca da Albayı vurur. İşte Puşkin, Rusya'ya dönerken bu Albayın cenazesini de beraberinde götürür."


ERMENİ ÇOĞUNLUĞU ELDE EDEMEYİNCE TÜRKLERİ UZAKLAŞTIRMAYA BAŞLADILAR


"Bütün bu gayretlerine rağmen bölgede çoğunluğu elde edemeyince, bu defa orada asırlardır yaşayan Türkleri uzaklaştırmaya başladılar. Ermenistan'ı öyle bir hale getirdiler ki, Rusları saymazsak, tek etnik grubun yaşadığı bir ülke oldu. Dünya'da böyle bir devlet daha yok.


Bölgeden Türkleri uzaklaştırarak Türk kültürünü de yok etmeye çalıştılar.
Aynı uygulamayı 27 yıl önce Karabağ bölgesinde de yaptılar. Dünyanın gözü önünde açık bir soykırım ve etnik temizlik gerçekleştirdiler."


- Söz etnik temizlik ve soykırıma gelmişken, bölgenin acılarla yoğrulmuş geçmişini hatırlayarak, bir edebiyatçı gözüyle, siz Ermeni mezaliminin Türk Edebiyatında ne gibi izler bıraktığını düşünüyorsunuz? Karabağ, Türk kültürünün neresinde? 


''Karabağ, Türk kültürü için çok önemli bir merkez. Öncelikle Karabağ Hanlığının merkezi. Karabağ Hanlığı, kültüre çok önem veren bir devlet olmuş.'' diyen Ömeroğlu şöyle devam etti: 


''Azerbaycan edebiyatının büyük ismi Vagif, bu hanlıkta vezirlik görevinde bulunmuş ve günümüze kadar gelmiş ve hala sevilerek okunan şiirleri var. Azerbaycan edebiyatının meşhur hanım şairlerinden Natevan, bu topraklarda yaşar. Dahi bestekar, Azerbaycan Milli Marşının ve Çırpınırdı Karadeniz ezgilerinin bestekarı, doğunun ilk opera bestecisi Üzeyir Hacıbeyli bu topraklardan çıkmış. Modern şiirin önde gelen isimlerinden Mehmet Araz Karabağlı. Hasılı saymakla, bu topraklarda yetişen kültür sanat adamlarını bitiremeyiz. Ahmet Ağaoğlu bu bölgeden mesela. Karabağ hoyratları, Karabağ halk edebiyatının kendine has karakteri var. Hatta buradaki kültür o kadar canlı ve gelişmiştir ki, Karabağ şehirlerinin her birinin kendine has halı motifleri bile vardır.''


BÜYÜK ACILARIN, BÜYÜK OLAYLARIN KALICI ESERLERE DÖNÜŞMESİ İÇİN ÖNCE KÜLLENMESİ GEREK


''Karabağ faciası edebiyatımıza yansıdı. Ama büyük acıları, büyük olayları şiirin dışındaki edebi türlerde yazabilmek için belki o acıların biraz küllenmesi gerekir. Karabağ acıları şiir oldu, ağıt oldu, hikaye, roman oldu. Hatta film oldu. Bizim yayınladığımız Karabağ 'la ilgili üç eser var: Bunlar Akil Abbas'ın Dolu Romanı, Eyvaz Zeynelov'un Karabağlayan Hikayeler, Sabir Şahtatı'nın Nisgil ve Sedat Serdaroğlu'nun Vatansız Açan Çiçekler romanı. Dolu romanının filmi de yapıldı. Şiirler çok yazıldı ve yazılmaya da devam ediliyor.''


- Azerbaycan'ın zaferinin ardından antlaşmaya göre Nahçıvan- Azerbaycan koridoru açılacak, bunun önemi nedir?


"Zengezur bölgesi de Türk bölgesidir ve bu bölgede yaşayan Türklerin sürgün edilmesinden önce halk %85 oranında Türkçe konuşmaktadır. Sovyetler Birliği'nin ilk yıllarında bölge Azerbaycan'dan alınarak Ermenistan'a verildi. Kazım Karabekir Paşa olmasa idi, Nahcivan'a da aynısını yapacaklardı. Allah'tan Paşa gitti ve karargâhını Nahcivan'a kurdu da oralara yaklaşamadılar.


Şimdi kısmen de olsa, Karabağ zaferinin ardından bölge ulaşıma açılmış oluyor. Azerbaycan ile Nahçıvan arasında kara ve demiryolu da açılmış olacak. 


Dileriz, barış anlaşmaları yapılırken Ermenistan savaş tazminatı olarak buradan tamamen çekilir ve Karabağ gibi Zengezur bölgesi de kurtulmuş olur."


- Türkiye, hem çatışma sürecinde hem de sorasında Azerbaycan'a "Tek Millet İki Devlet" parolasıyla tam destek verdi. Herhalde dünyada bu kardeşliğin eşine de az rastlanır. Bundan sonraki süreçte Türkiye'nin üstleneceği rolü ne olur? Siz Avrasya Yazarlar Birliği olarak bölgede nasıl çalışmalar planlıyorsunuz?


''Biraz önce de söylediğimiz gibi Karabağ çok köklü bir kültür merkezi. Karabağlılar da uluslararası düzeyde çok sayıda kültür adamı yetiştiren bir halk. Onların 30 yıldır Karabağ'a hasretleri var. Bütün Azerbaycan'ın Karabağ'a hasreti var. Bahar aylarıyla birlikte Karabağ'a dönüşlerin başlayacağını tahmin ediyorum. Bugünlerde Karabağlılar gidip doğup büyüdükleri evleriyle, şehirleriyle hasret gideriyorlar. Baharla birlikte Birleşmiş Milletler'in gözetiminde yerleşmeler başlayacaktır.'' 


ERMENİLERİN YAKIP YIKTIĞI KARABAĞ'I TÜRKLER YENİDEN İMAR EDECEK


Karabağlılar önce Karabağ'ı imar edecekler. Ermeni'nin giderken yaktığı, yıktığı şehirleri, köyleri yeniden kuracaklar. Ve bu mekanlar tekrar kültür adamlarıyla dolacak.


SÖZÜM VAR, KARABAĞ'IN AZADLIĞI İÇİN ŞÜKÜR KURBANI KESECEĞİM


Öncelikle şahsen bir kurban borcum var. Dostum Seyfettin Altaylı ile birlikte Şuşa istiklaline kavuşunca Nahçıvan'dan karayolu ile giderek Şuşa'da birer şükür kurbanı kesme sözümüz var. İnşallah, gerçekleştirmek kısmet olur.


Diğer yandan Avrasya Yazarlar Birliği olarak, II. Karabağ Savaşının başladığı günden itibaren Azerbaycan'ın yanında durduk. Kardeş Kalemler dergimizin Ekim ve Kasım sayıları Karabağ sayısı olarak yayınlandı. Aralık sayımızda da Karabağ ile ilgili şiir ve yazılar var. Yalnız Türkiye'den değil, bütün Türk Dünyasından yazar ve şairlerin Karabağ ile ilgili eserlerini dergimizde yayınlıyoruz ve yayınlamaya da devam edeceğiz.''


TÜRK DÜNYASI EDEBİYAT DERGİLERİ KONGRESİNİN GELECEK TOPLANTISININ ŞUŞA'DA YAPILMASI PLANLANIYOR 


''Şuşa'da eskiden Vagif Şiir Günleri yapılırdı. Yine yapılacak ve bu sefer uluslararası düzeyde çok üst seviyede yapılacaktır. Biz de içinde olacağız. Türk Dünyası Edebiyat Dergileri Kongresinin gelecek toplantısını Şuşa'da yapmayı planlıyoruz.''


- Bu mücadelede bir çok Avrupa Ülkesi ve Rusya, Ermenistan'a açık veya gizli destek verirken biz, Türk Cumhuriyetlerinin sesini yeterince güçlü duymadık. Sizce, Türk Dünyası Karabağ özelinde birlikteliğini kanıtladı mı? 


TÜRKİYE - AZERBAYCAN KARDEŞLİĞİ HERKESE ÖRNEK OLDU


"Türk Dünyasında halkların yürekleri Azerbaycan'la birlikte oldu. Keşke devletler de kendi halklarının bu tavırlarını politikalarına yansıtmış olabilselerdi. Türk Konseyinin desteklerinin sembolik anlamı var elbette. Ama Türkiye Azerbaycan beraberliği tüm bunları unutturacak kadar güçlü oldu. Ümit ederim herkese örnek bir tavır gösterilmiş oldu.


Türk Dünyasında Karabağ meselesine yazarlar ve şairler yakın ilgi gösterdiler. Örneğin Özbekistanlı şair Rauf Parfi, bizzat geldi ve I. Karabağ Savaşına katıldı. Özbekistan uzun yıllar, Karabağ sorunu yüzünden Ermenistan'la diplomatik ilişki kurmadı. Türkiye Ermenistan ilişkilerini Karabağ Sorununa endeksledi ve bütün uluslararası baskılara rağmen bu sorun çözülmeden ileri adım atmadı."


- Türkiye'nin Elçibey dönemi dahil 1990'lardaki politikası ile bugünkü politikasını nasıl değerlendirmek gerekir? 


"Olması gereken bugün geldiğimiz noktadır. Türk Devletlerinin birbirleriyle kuracakları dostane ilişkilerden bütün taraflar karlı çıkmaktadır. Geçen süre zarfında gördük ki, ilişkiler ne kadar yakınlaşırsa karşılıklı çıkarlarımızda o kadar büyümektedir. Bu durumu bugün herkes görüyor.  Yaşanan bu gerçeklik ümit ederim, diğer Türk Cumhuriyetlerini de ilişkiler daha da yakınlaştırmaya zorlayacaktır. Bu yalnız Türk Devletleri için değil bölge ülkelerinin de yararınadır." 


AZERBAYCAN HAKLI OLMANIN GÜCÜ İLE ERMENİ YANLILARINI SESSİZLİĞE MAHKUM ETTİ


- Rusya'nın çatışma sürecindeki tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Rusya, yüzlerce yıldır en fazla kıymet verdiği bölge olan Transkafkasya'da Azerbaycan lehine sonuçlanan bir savaşa göz yummasının arka planında neler olabilir? 


"Öncelikle haklı olmanın gücüyle. Azerbaycan haklıydı, kendi toprakları için savaşıyordu. Bütün uluslararası belgelerde Karabağ Azerbaycan toprağıdır.  Hatta savaş sırasında Rus gazeteleri, hukuken Azerbaycan'ın fiilen Ermenistan'ın olan Karabağ toprakları şeklinde bir ifade kullanıyorlardı.  1920 Paris Konferansı, Sovyetler Birliği İdare istemi, Azerbaycan Anayasası ve 4 Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Kararına göre Karabağ Azerbaycan'a aittir. Buna rağmen son savaşı yine Ermenistan başlattı. Rusya gerek Ermenistan'da Paşinyan Hükümetinin politikalarından rahatsızlığı gerekse bölgenin ve dünyanın yeni şartlar talep etmesiyle bu savaşa dahil olmadı. Fakat bölgedeki ağırlığını koruyacak hamlelerden de geri durmadı. O da karlı çıktı. Karabağ Savaşının bitmesinden 25 gün sonra İstanbul-Pekin yük trenin hareket ettiğini de hatırlamak gerekir. Kars-Nahcivan ve Nahcivan-Bakü tren yollarının  devreye girmesiyle bu seferlerin hem süresi hem maliyeti azalacaktır." 


TÜRK DEVLETLERİNİN YAKIN İLİŞKİLERİNDEN HER İKİ TARAF KAZANÇLI ÇIKAR


- İkinci Karabağ Savaşı'nın zaferle sonuçlanmasının tüm Türk Coğrafyalarına ne gibi ilhamlar verir?


"Türk Dünyası, kimseye karşı olmadan kendi arasındaki dostane ilişkileri geliştirmeye, kardeşlik ilişkisine dönüştürmeye gayret ediyor. Karabağ zaferindeki Türkiye Azerbaycan işbirliği diğer devletlere de örnek olacaktır. Herkes görmüştür ki, Türk devletlerinin yakın ilişkilerinden her iki taraf da kazançlı çıkmaktadır. Ve yine dünya gördü ki, bütün tahriklere rağmen ne Azerbaycan ne Türkiye uluslararası hukukun dışına çıkmadan savaşını sürdürdü. 


Bu herkese güven verdi. Bu durum yeni imkanlar açacaktır. Mesela İran'dan geçirilemeyen Türkmen doğal gazı yeni koridordan Avrupa'ya ulaşabilir. Yine Transhazar hattı ile Orta Asya petro ve gazı dünyaya çıkabilir. Avrupa enerji kaynaklarını çeşitlendirme imkanı bulur. Karabağ Zaferi bizim için büyük bir zaferdir. Bölge ve dünya için de önemli değişmelere imkan sağlayacaktır."

 

Facebook sayfamızı beğenin, takipte kalın...

Yorumlar