Ahtem Çiygöz: Putin, Erdoğan'dan korkuyor

Kırım Haber Ajansı (QHA) Türkçe Genel Yayın Yönetmeni Aydın Taş'ın sunduğu Kırım Saati programının 9 Temmuz 2020 tarihindeki konuğu Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Başkan Yardımcısı, Ukrayna Milletvekili Ahtem Çiygöz oldu.-

Kurultay

Ahtem Çiygöz: Putin, Erdoğan'dan korkuyor

Kırım Saati programının canlı yayın konuğu Ahtem Çiygöz ile saat 19.44'te Kırım'daki baskınlar ve son gelişmeler ele alındı. Ahtem Çiygöz 7 Temmuz 2020 sabahı yine baskınlarla güne başlayan Kırım'ı ve Kırım'daki son gelişmeleri değerlendirdi.

Ahtem Çiygöz, "Rusya'nın neden böyle davrandığı çok iyi biliniyor. Kırım Tatar milleti, millet olarak bu Rus işgalcilere karşı milli mücadelesini sürdürmek durumunda. Ruslar bu milli meseleyi yüzyıllardır din meselesi olarak göstermekten çok hoşlanır. Bunu en son Çeçenistan'da böyle yansıttılar. Meseleyi Avrupa'ya, dünyaya kolayca kötü göstermek için, islami terörizm demek için bu yolu hep tercih ettiler. Ben hapisteyken gençlerin işgalcilere karşılık gösterdikleri için, Kırım Tatar Milli Hareketi için hapse atıldıklarını herkes anladı."

"PUTİN, ERDOĞAN'DAN KORKUYOR"

Çiygöz, tüm bu olanlara karşı nelerin yapılmasının planlandığı ve Ukrayna'nın bu konudaki tavrının ne olduğu yönündeki soruları şöyle yanıtladı:

"Ben birkaç sene evvel hapisteki zulümlerden Erdoğan'ın yardımıyla çıkabildim, kurtuldum. Ben gençlerimizin de çıkıp kurtulacağından çok emindim. Ukrayna çok güçlü idi. Etrafında Türkiye başta olmak üzere çok sayıda Avrupa ülkesinin desteği vardı. İşgalcilere karşı bu mücadelede Ukrayna birinci idi. Ne yazık ki bu vaziyet Ukrayna tarafında bayağı değişti. Değişme sebebi bir kesinlik olmaması. Düşmanı anlaşma ile yenmeye çalışmak bir yalandır. Hem halk bu siyasetten bıkmaya başlar hem de kendi kendini devlet olarak küçük düşürür. Evet cumhurbaşkanı olsun, biz milletvekilleri olsun konuşuyoruz anlatıyoruz ama ülke topyekun bir kesin duruş göstermeyince aynı fikirde olmayınca ne yazık ki... Bizim meselemizi en iyi anlayan Türkiye. Bu konuda en sağlam konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan'dır. Putin, Erdoğan'dan korkmaktadır. Ukrayna içinde de anlaşmazlıklar var, ben inanıyorum ki bu meselenin çözümünden en iyi anlayan ve etkili olan kardeş ülkemiz Türkiye olacaktır."

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ REFERANDUMUNUN ARDINDAN ARTAN BASKI VE TUTUKLAMALAR

Düzmece dava ile uzun süre hapiste kalan ve oradan Türkiye ve Erdoğan'ın bizzat girişimleriyle hapisten kurtulan Çiygöz, Kırım Tatarlarının her hafta bir düzmece dava ile hapse atılması konusunda şöyle konuştu:

"Avrupa da tüm dünya da Türkiye'nin tavrını her zaman Kırım Tatarlarının yanında olduğunu anlıyor. Ukrayna'nın kendi iç siyasetindeki görüş farklılıklarının da giderilmesi gerekmekte. Türkiye'nin Kırım Tatarlarının Rus zulmünden kurtulmasında çok büyük rolü var. Bir referandum ile Rusya Anayasasında değişikliğe gidilerek daha ırkçı bir hale getirilmesi ardından bu tutuklama ve baskınların artırılması, Sovyetler Birliğinden bu yana hiçbir şeyin değişmediğinin göstergesidir. Putin, o zamanlardan yapılması planlananları uygulamaya devam etti. Rus tarafında hiçbir şey değişmedi. Bu anayasa referandumuyla gelecek en önemli tehlike diğer milletlerin yok edilme hedefinin gerçekleşmesi ve dünyanın demografik yapısının değişmesi. Bu yüzden tüm dünyanın yaptırımlar ile Putin'e ve Rusya'ya karşı koyması gerekmektedir. Şahsi yaptırımlar beklentisi çok zaman almakta. Bu zamana yayıldığından dolayı Avrupa tarafından hiçbir kesinlik görülmemektedir."

6 YILDIR İŞGAL ALTINDAKİ KIRIM'IN İŞGALİ ARTIK KABUL MÜ EDİLDİ?

Çiygöz, 6 yıldır devam eden işgal altındaki Kırım'da direnişin ve mücadelenin zayıfladığı yönündeki görüşleri şöyle değerlendirdi:

"Rusya'nın Kırım Tatar halkına yaptığı zulüm ve baskılardan dolayı Kırım Tatarlarının teslim olacağı ve milli mücadelesini bırakacağı ümidi vardı. Kırım Tatarları vatanlarından sürgün edilip yok edilmeye çalışıldı ama Rusya, Kırım Tatarlarını yok etmeyi başaramadı.

Bu milli mücadelenin sadece konuşarak kazanılması mümkün değil. Örneğin Türkiye'de büyükelçilerinin yanında açıkça konuşmak olsun Ukrayna'nın desteklenmesi güçlenmesine katkı sağlamak olsun böyle yollar izlenmeli. Biz Kırım Tatarlarının, milli mücadelesini sürdürmekten başka şansı yok.

Dünyanın neresinde yaşıyor olursa olsun her bir Kırım Tatarını düşünmek ve onlar için de mücadele Kırım Tatarlarının boynunun borcudur."

"BU BAHŞİŞ DEĞİL, BOYNUNUN BORCUDUR"

Ukrayna hükumetinin son zamanlarda Kırım Tatarlarına bazı makamları vermesini değerlendiren Çiygöz, "Bu Ukrayna'nın Kırım Tatarlarına bir bahşişi değildir, boynunun borcudur. Biz Ukrayna vatandaşıyız. Kırım Tatarlarının Ukrayna devleti için çalışması Ukrayna'nın geleceği için de önemlidir. Biz Ukrayna devletinin güçlenmesi için 1990 yılında çalışmaya başladık. Biz çok zor durumdaydık, zulüm altındaydık o yıllarda ama Ukrayna'nın geleceğini düşünüp çalışmaya devam ettik. Biz biliyoruz ki; Ukrayna'nın geleceği ne kadar güçlü olursa Kırım o kadar çabuk işgalcilerden kurtulacak."

Çiygöz son olarak Kırım Tatarlarının geleceği için Rusya ve Ukrayna arasında bir seçim yapmanın aynı karşılanmasına tepki göstererek "Rusya'nın tercih edilmesi ya da Ukrayna ile farkının olmadığını savunmak Rus siyasetine ve propagandasına çalışmak, alet olmaktır." dedi.

Haberin Kaynağı: QHA

Facebook sayfamızı beğenin, takipte kalın...

Yorumlar