Erdoğan, basın mensuplarının protesto olayını görüntülemesi üzerine de "Açın kapıyı basın mensupları çıksınlar. Ülkenin ciddi meselerini takip edenler bizimle beraber takip ediyorlar zaten. Ama gayrı ciddi dinlemek isteyenler için kapıları açın, gitsinler. Serbest bırakın. Bizim ciddi meselelerle işimiz var.
Elinde iki tane paçavrayla gelerek, Türkiye'nin nükleer enerjiden istifade etmesini provoke etmeye garyet edenlere prim vermeyiz. Bunun adımlarını atacağız, atıyoruz. Bunların yaptıkları ülkenin kalkınması değil. Buna medyanın çanak tutmasını da anlamıyorum" dedi. Erdoğan'ın bu sözleri üzerine, parti grubundan "Türkiye seninle gurur duyuyor" sesleri yükseldi.
Hükümet olarak başarılarının bu tür provakatif olaylarla kapatılamayacağını söyleyen Erdoğan, medyanın da bu olayları abartarak verdiğini savundu.
Danıştay'ın katsayı kararı
Erdoğan, konuşmasına daha sonra Danıştay'ın verdiği katsayı kararı ile devam etti. Erdoğan şunları söyledi: Ülkemiz dünyada barışı savunacak,ama siz hala belli gelir gruplarına üniversiteye girişte zorluk çıkartacaksınız. Bu akla ve mantığa aykırıdır. Bu, bu milletin evlatlarına haksızlıktır. Birilerinin çıkıp tamamen geri kalmış anlayışla bu ülkenin paçasından çekiştirmesi, ülkeyi geriliğe mahkum etmesi anlaşılamaz. Bu zihniyetin bu ülkeye ne fayadası var?Engel olunan AKP iktidarı değildir, Türkiye'dir. Millete hesap versin vermesin herkes milletin menfaatini düşünmek zorundadır.
Bahçeli'ye yanıt verdi
Başbakan Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile arasında yaşanan siyasi polemiği de devam ettirdi. Erdoğan, şunları söyledi:
Statükocu anlayışın TBMM çatısı altında sahiplenilmiş olması hepsinden daha vahimdir. İnternetten görüntü indirip bunu benimle benim Peygarimle dalga geçmek için kullanmak edep dışıdır.Biz sayın Bahçeli hakkında internette neler dolaştığını gayet iyi biliyoruz. Ama bunları alıp Meclis çatısı altına taşımak bizim edep ahlakımızla uyuşmaz. AKP'yi Haçlı Orduları'na benzetmek nedir ya? Sen nasıl seçimle başa gelmiş bir partiye bu çirkin benzetmeyi yaparsın?
'Ak Partililer bize 1 metreden fazla yaklaşamaz' demek ne demektir. Bunu artık doktorlara havale ediyorum. Bu nasıl demokrasi anlayışı. Hani bunlar demokrasiyi savunuyodu. Hadi nerede? Bu mu milliyetçilik. Hem bizden hem aziz milletimizden özür dilemek yerine zeytinyağı gibi üste çıkarak bir de bizden özür bekliyorlar. Sayın Bahçeli bizim faşizmi bilmediğimizi iddia ediyor. Evet sayın Bahçeli bizim faşizmle ilgimiz yok.
Muhalefete eleştiri
Muhalefet her şeye karşı çıkmak demek değildir. Ama bizdeki muhalefet AKP özgürlükleri savunuyor diyerek yasakçı oluyor. AKP çetelerle karşı çıkıyor diye çeteleri savunuyor.
Şimdi geldikleri nokta 'Onlar ne veriyorsa biz daha fazlasını veriyoruz' mantığı. Daha öğrenecekleri çok şey var. Kömür, ve eğitim yardımlarımızı eleştirenler
"Bu millet güvendiğine oy verir"
Şimdi 300 lira maaş bağlamayı vaad ediyorlar. Kaynak ne? Bunlar matematik de bilmiyorlar. Milletin aklıyla dalga geçiyorlar.Bu ülkede yüksek faiz bu düşüncenin eseri.
'Gelin önümüzdeki seçimde bize ödünç oy verin' diyorlar. Bak bak bak! Sayın Baykal bu millet inandığına inandığına oy verir. Senin güvenilir yanın yokki. Senin neyine oy verecekler.
Sayın Baykal, sen bu milletle aynı dili konuşmazsan bu millet sana oy vermez. siz bu milletin gerçek dünyasını bilmezseniz
Tabi biz Baykalın gerginliğinin nedenini biliyoruz. bu seçimde de iktidara ulaşamazsa müzmin bir muhalefet olarak göreve yapacak.
"Erken seçim yok"
Seçimler zamanında yapılacak. Bu millet yıllar sonra yakaladığı istikrarı erken seçime kurban etmeyecek. Sayın Baykal da Sayın Bahçeli de kendilerini hiç yormasınlar. Uçuk vaadlerini seçim zamanına bıraksınlar. Yoksa eskir bunlar eskir.
Küresel kriz
Krizden çıkışa dair çok güzel belirtiler var.