Doktrin, bu girişimin barışı tehdit ettiğini savunuyor.Doktrindeki en tartışmalı kısım ise nükleer silahlarla ilgili bölüm. Doktrin, Rusya'nın nükleer silahları sadece kendisine yönelik bir saldırı durumunda değil, nükleer saldırı tehdidi hissetmesi durumunda da kullanabileceğini öngörüyor.
Uzun zamandan beri kamuoyunda tartışılan, Rusya'nın yeni askeri doktrini, Devlet Başkanı Dmitriy Medvedev tarafından onaylanarak yayımlandı. Yeni doktrin, başlıca tehdit olarak NATO'nun genişlemesini görürken Rusya'nın nükleer silahları kullanabileceği durumların kapsamını genişletiyor.
Savunma doktrininde, Rusya'nın güvenliğine yönelik birincil tehdidin, "Kuzey Atlantik İttifakı (NATO) kuvvetlerinin, NATO'nun genişlemesi de dahil olmak üzere, çeşitli şekillerde Rusya'nın sınırlarına yaklaşması" olduğu belirtiliyor. Güvenlik tehdidinde ikinci sırada ise ABD'nin Doğu Avrupa'ya füzesavar sistemleri yerleştirme projesi yer alıyor. Doktrin, bu girişimin, uluslararası barışı tehdit ettiğini savunuyor.
Son dönemlerde dünyada bir topyekûn savaş tehdidinin azaldığının belirtildiği doktrinde, buna karşılık, aradan geçen sürede Rusya'nın güvenliğine yönelik tehditlerin azalmadığı, aksine, daha da arttığı ifade edilerek, bölgedeki bazı ülkelerin uluslararası hukuka aykırı faaliyetlerinin, bölge güvenliğine tehdit oluşturduğu ifade ediliyor.
Doktrinin en çarpıcı ve üzerinde en çok tartışma yaratan kısmı ise Rusya'nın nükleer silahları sadece nükleer saldırıya maruz kalması ya da ülke güvenliğine yönelik konvansiyonel silahlarla saldırının gerçekleşmesi durumunda değil, Rusya'nın kendisini böyle bir tehdit altında hissetmesi durumunda da "önleyici saldırı" olarak kullanabileceğinin öngörülmesi.